CHP'li Nazlıaka: Hepimiz aynı trenin farklı kompartımanında olan ama aynı yöne giden insanlarız

(İSTANBUL)- Silivri Cezaevine giden CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, "Şu bir gerçek hepimiz aynı trendeyiz. Bir takım ayrıştığımız farklı siyasi görüşler olsa da hepimiz aynı trenin farklı kompartımanında olan ama aynı yöne giden insanlarız. Fakat ne yazık ki bu tren yanlış yolda. Bu tren antidemokratik bir yolda ilerliyor. İşte o yüzden bir an önce erken seçim yapıp bu trenin rotasını yeniden laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’ye çevirmemiz gerekiyor." dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, İstanbul Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde tutulan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, CHP Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Osman Kavala, Şehir Plancısı Dr. Tayfun Kahraman’ı ziyaret etti. Nazlıaka,ziyaretlerden sonra yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Rıza Akpolat 42 gündür tutuklu ve bir tek suçu vardı CHP’li olmak"
"Bugün cezaevinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdik. Bir kez daha gördüm ki burada hukuk mücadelesi verenlerin bir kısmı içeride bir kısmı da bizler olarak dışarıda Silivri'de buluşmuş durumda. Bugün ilk olarak Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat ile görüştüm. Kendisi 42 gündür tutuklu ve bir tek suçu vardı CHP’li olmak. Bir tek suçu var seçimleri yüksek bir oranda kazanmak. Bir tek suçu var Beşiktaş Belediyesi'nde çalışanların hakkını ödeyebilmek için meşru yollarla belediyeye ait olan mülkler üzerinde bir çözüm üretmek. Buradan bir kez daha Başkanımızın selamını sizlere iletiyorum. Şöyle bir örnek verdi; 'AKP’li bir belediye Orman Müdürlüğü'ne ait olan bir yeri barınak olarak istedi, verdiler. Aynı dilekçeyi yazdım ve ben de aynı şekilde yer istedim barınak olarak kullanmak için ama benim dilekçem reddedilmişti. Dolayısıyla bu bizim belediye başkanlarımızın hangi koşullarda başkanlık yapmaya çalıştığının da somut göstergelerinden bir tanesi'...
"Terör ile Ahmet Özer yayn yana anılamaz, diye bir kez daha burdan haykırıyoruz"
Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer'i ziyaret ettim. O da 4 ay üç gündür tutsak edilmiş durumda ve halen iddianamesi kendisine ulaştırılmadı. Yandaş basına bakarsak iddianame hazırlanmış. Hatta yandaş basında iddianamenin içeriği de yer alıyor. Ancak ne Sayın Ahmet Özer’e ne de avukatlarına bu konuda herhangi bir bilgi ulaşmadığı için bir an önce iddianamesinin yazılmasını istiyor. Şu anda 11 belediyeye kayyum atanmış durumda ve bu kayyumlardan sadece Ahmet Özer tutuklu olarak yargılanıyor. Bu sorunun da cevabını bekliyoruz. Ve terör ile Ahmet Özer yan yana anılamaz diye bir kez daha buradan haykırıyoruz. Bunu tekrar hatırlatmak istiyoruz.
"Osman Kavala da 7 yıldır tutsak edilmiş durumda"
Osman Kavala ile görüştüm.Osman Kavala da 7 yıldır tutsak edilmiş durumda. Hatta eşi Ayşe Buğra bu sürecin kitabını da yazdı. Hatırlanacağı üzere kendisi önce beraat edip cezaevindeki eşyalarını oradaki mahkumlara dağıtmışken ve çıkış işlemleri yapılırken aniden gelen bir talimatla olsa gerek yeniden tutuklanma kararı çıkartılmış ve yeni bir dava açılmıştı. Kendisi de tabi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen halen içeride tutsak olmasıyla ilgili olarak bizlerin vermiş olduğu dayanışmaya teşekkür ediyor.
"Ümit Özdağ'ın yoğun ziyaretçi trafiği var"
Ümit Özdağ’ın çok yoğun bir ziyaretçi trafiği vardı. Her ne kadar kendisiyle farklı siyasi görüşlerde olsak de burada demokrasi mücadelesinde bir arada olduğumuzu bir kez daha gördüm. Benzer şeyleri o da söyledi. Örneğin bu devletin Osman Kavala’ya özgürlük borçlu olduğunu vurguladı. Gene içinde bulunduğumuz süreçte iktidar, muhalif olan kim varsa ona 1950’ler Amerikasının siyahileri gibi davranıyor, dedi. Bu iktidar Alman işgal ordusunun 1940’da Paris’te uyguladığı yöntemleri uyguluyor, dedi. Ve “Adalet mülkün temelidir, artık bir an önce adil günlere kavuşmak istiyoruz” diyerek selamlarını iletti.
"Suat Toktaş, Can Atalay ve Tayfun Kahraman ile görüştüm"
Suat Toktaş'ta gazetecilik yaptığı için tutuklanan bir gazeteci ve 4 Mart’ta duruşması gerçekleştirilecek. Gazetecilik yaptığı için bir kişinin yargılanması elbette kabul edilemez ama bu böyle yargılanan bir kişi için hangi karar çıkması gerekiyorsa o kararı bekliyoruz. Yani tahliye kararını bekliyoruz.
Hatay halkını oylarıyla seçilmiş olan Sevgili Can Atalay'ı ziyaret ettim. Can Atalay da herkese selamlarını iletti ve demokratik günlerde buluşacağımıza yürekten inanıyorum, dedi.
Tayfun Kahraman ile de görüştüm. Tayfun Kahraman çok değerli bir kardeşimiz. Gezi sürecinde barışçıl olarak sürecin yürütülmesi için gerçekten büyük bir çaba harcamıştı. Acı olan şu, içeriden çocuğumu büyütmeye çalışıyorum dedi. Yaptığı resimlerle kızına mesajlar vermeye çalıştığını bir şeyler öğretmeye çalıştığın belirtti. Bir an önce ailesine kavuşmak istiyor.
"Dayanışmayı büyüterek aydınlık günlere hep beraber kavuşacağız"
Buradan Beykoz’a gideceğiz ve Beykoz’daki hukuksuz süreç ile ilgili bilgi alacağız ve oradaki arkadaşlarımızla dayanışmayı büyüteceğiz. Şu bir gerçek hepimiz aynı trendeyiz. Bir takım ayrıştığımız farklı siyasi görüşler olsa da hepimiz aynı trenin farklı kompartımanında olan ama aynı yöne giden insanlarız. Fakat ne yazıkki bu tren yanlış yolda. Bu tren antidemokratik bir yolda ilerliyor. İşte o yüzden bir an önce erken seçim yapıp bu trenin rotasını yeniden laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’ye çevirmemiz gerekiyor. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz diyerek dayanışmayı büyütmek gerekiyor. Dayanışmayı büyüterek aydınlık günlere hep beraber kavuşacağız."