Esenyurt’ta 120’nci nöbet... Hüseyin Ergin: “Kayyum yöneticileri, her adımınızı takip ediyoruz ve raporluyoruz. Her imzanızı biz gelince didik didik araştıracağız”

Esenyurt’ta 120’nci nöbet... Hüseyin Ergin: “Kayyum yöneticileri, her adımınızı takip ediyoruz ve raporluyoruz. Her imzanızı biz gelince didik didik araştıracağız”

Haber: BERİL KALELİ - Kamera: OZAN URAL

(İSTANBUL) - Tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer için ilçede başlatılan nöbette 120’nci güne ulaşıldı. CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, “Sayın kayyum yöneticileri, biliniz ki her adımınızı takip ediyoruz ve raporluyoruz. Siz sadece bugünü elinizde tutuyorsunuz. Biz geleceği elimizde tutuyoruz. Attığınız her imzanın ister bir belgeye, ister bir gazete kâğıdı üzerine, isterse duvara, nereye atarsanız atın, attığınız her imzanın biz geldikten sonra didik didik araştırılacağını buradan size bildirmek istiyorum” dedi.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanarak yerine kayyum atanmasına karşı CHP’lilerin ilçede başlattığı nöbet sürüyor. Bugün 120’nci güne ulaşan nöbette CHP Esenyurt İlçe Gençlik Kolları Başkanı İsmail Araç ile İlçe Başkanı Hüseyin Ergin konuştu.

Araç, şunları söyledi:

“Gençlik Kolları Başkanımız Cem Aydın hakkında kamu görevlisine hakaret ve terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme suçlamalarıyla 5 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istemi vardı. Bu iddianame 2 gün önce kabul edildi. Belediye başkanlarımızla başlayan sindirme ve susturma operasyonları Gençlik Kollarımıza kadar uzandı. Cem Aydın hakkında hazırlanan iddianameyle birlikte, Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer, Belediye Başkanımız Rıza Akpolat, belediye meclis üyelerimiz ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalar, bu iktidarın korkusunun göstergesidir. Bu davalar yargının değil, sarayın talimatları hâline gelmiştir. Hukuksuz davalarla, kara kampanyalarla, yalanlar ve iftiralarla iktidarınızı sürdüreceğinizi düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Eğer hâlâ kendinize güveniyorsanız hodri meydan. Biz cumhurbaşkanı adayımızı belirliyoruz, siz de adayınızı açıklayın, sandığı getirin, halkın terazisine çıkın.”

“Biz geleceği elimizde tutuyoruz”

İlçeyi AKP’nin yönettiği dönemdeki ihaleleri belgeleriyle anlatan Ergin, bugünkünün aksine geçmiş dönemlerde aynı maddelerle yapılan ihalelerle ilgili işlem başlatılmadığı vurgulayarak şunları söyledi:

“Sayın kayyum yöneticileri, biliniz ki her adımınızı takip ediyoruz ve raporluyoruz. Siz sadece bugünü elinizde tutuyorsunuz. Biz geleceği elimizde tutuyoruz. Attığınız her imzanın ister bir belgeye, ister bir gazete kâğıdı üzerine, isterse duvara, nereye atarsanız atın, attığınız her imzanın biz geldikten sonra didik didik araştırılacağını buradan size bildirmek istiyorum. Nasıl ki dava süreçleri devam ediyorsa o gün de dava süreçleri olacak. Bugünden tek farkı, o gün geldiğinde davaları bağımsız hukuk ve bağımsız hukuka bağlı savcılar ve hakimler yürütecektir. Bunun ne anlama geldiğini sizler iyi bilirsiniz. Bağımsız hukukun, bağımsız savcıların ve bağımsız hakimlerin ne demek olduğunu sizler iyi bilirsiniz. Türkiye o kadar çürümüş ki bir tek hukukta, adalette değil; örneğin sporda da çürümüş. Sporda öyle bir çürümüş ki, sen kendi hakemlerine güvenmiyorsun. Rüşvete karışıyor, şikeye karışıyor diye güvenmiyorsun. Senin iki tane milli takımının oyununa yabancı hakem getiriyorsun.

“Mahkemelere yabancı hakim istiyoruz”

O zaman buradan biz de bekliyoruz. Biz de sizin hakim ve savcılarınıza güvenmiyoruz. Mahkemelere yabancı hakim istiyoruz. Aynı şeydir. Silivri’de görülen, başka yerlerde görülen uydurma tüm davalara halk güvenmiyor. Halk soruyor. Yargılatan da aynı, yargılayan da aynı diye. O yüzden biz saygınlık kazanmış, dünyada tartışmasız hâle gelmiş, hukukun üstünlüğüne bağlı olmuş ülkelerdeki hakimleri bizim davalarımıza bakmak için talep ediyoruz. Türkiye başka bir rotada ilerliyor. Maalesef halkın refahı, halkın huzuru değil; ülkeyi yönetmekle meşgul bir grup azınlığın huzuru ve refahını önceler hâle gelmiş. Bu bir kader, alın yazısı değildir. Bu toplumun çaresizliğini yine toplumun kendi elleriyle kendi iradesi düzeltecektir. Siz buna kader gözüyle, çaresizlik gözüyle bakarsanız bu girdaptan kurtulamazsınız.”