Özgür Özel Yeniden Refah Partisi'ni ziyaret etti... Erbakan: "Öcalan'ın umut hakkından yararlandırılması gibi bir durumun söz konusu olmaması gereklidir"

Özgür Özel Yeniden Refah Partisi'ni ziyaret etti... Erbakan: "Öcalan'ın umut hakkından yararlandırılması gibi bir durumun söz konusu olmaması gereklidir"

(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'ı ziyaret etti. Erbakan, Abdullah Öcalan'ın çağrısına ilişkin olarak "Abdullah Öcalan'ın umut hakkından yararlandırılması, bu açıklama karşılığında kendisine birtakım tavizlerin verilmesi, ev hapsine alınması, cezasının ortadan kaldırılması gibi bir durumun söz konusu olmaması gereklidir. Ve tabii burada kapsamın içerisine PYD'nin YPG'nin alınması son derece önemlidir. Ancak şu aşamada PYD'nin, YPG'nin bu kapsam içerisinde olmadığını da ifade etmek istiyorum" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasi parti ziyaretleri kapsamında bugün Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile görüştü. Özel'e Genel Sekreter Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin ve Sevgi Kılıç eşlik etti. Erbakan ve beraberindeki heyet Özel'i kapıda karşıladı. Yeniden Refah Partisi Genel Merkezinde yapılan görüşmenin ardından Özel ile Erbakan açıklamalarda bulundu.

"Değerli Genel Başkan Özgür Özel ve kıymetli heyetine partimize gerçekleştirdikleri ziyaret dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten sıcak bir ortamda güzel bir ziyaret, güzel bir sohbet gerçekleştirildi. Kendilerine ve heyetlerine teşekkürlerimizi iletiyoruz ve görüşmenin hayırlara vesile olmasını diliyoruz" diyen Erbakan şöyle devam etti:

"Türkiye'nin genel meseleleriyle ilgili Türkiye siyasetiyle ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunulan, karşılıklı fikir paylaşımında bulunulan verimli bir görüşme gerçekleştirildi. Sayın Genel Başkan, kendi partileriyle, yaptıkları çalışmalarla ilgili ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere bakış açılarıyla ilgili bilgilendirmede bulundular. CHP'de yaklaşan seçimlere yönelik cumhurbaşkanı adayının belirlenme süreciyle ilgili kendileri bilgilendirmede bulundular. Bununla beraber Türkiye'de yaşanılan mevcut siyasi süreçler içerisinde önemli yer tutan yeni çözüm süreci olarak adlandırılan İmralı'yla görüşmeler ve atılacak muhtemel adımlarla ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Bu sürecin bir değerlendirmesi gerçekleştirildi. Bununla beraber Türkiye'nin ekonomik sıkıntıları, vatandaşın yaşadığı ekonomik zorluklar değerlendirildi. İktidarın son dönemde kurumları, yargıyı, devletin imkanlarını ve gücünü kullanarak muhalefet üzerinde oluşturmuş olduğu baskı ortamıyla ilgili değerlendirmede bulunuldu. Biz de kendilerine Yeniden Refah Partimizin çalışmaları girmiş olduğumuz her iki seçimde göstermiş olduğumuz başarılar ve yaptığımız çalışmalarla ilgili bilgiler sunduk. Ve bütün bu çerçevede dediğim gibi verimli bir görüşme gerçekleştirildi. Bundan sonra her iki parti arasında ve Genel Başkan'la birlikte diyaloğun, bu görüşme sürecinin uygun zamanda uygun ortamlarda tekrardan devam etmesi üzerinde fikir birliğine varıldı."

"Abudllah Öcalan'ın umut hakkından yararlandırılması gibi bir durumun söz konusu olmaması gereklidir"

Özel ile Erbakan açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erbakan, Abdullah Öcalan’ın DEM Parti heyeti tarafından kamuoyuyla paylaşılan çağrısı hakkında sorulan soru üzerine şu yanıtı verdi:

"Bu konuyla ilgili üç hususa değinmek istiyorum. Bir tanesi elbette ki barışın gerçekleşmesi, şehitlerin gelmemesi, kan akmaması hep birlikte Türk, Kürt ve 85 milyonun kardeşliği hepimizin en önemli isteğidir. Bu konuda kimsenin hayır demesi, rıza göstermemesi mümkün değildir. Bu noktada barışa yönelik PKK'nın silah bırakmasına yönelik çağrının olması bizim daha önceki açıklamalarımızda ifade ettiğimiz gibi makul bir yaklaşımdır. Ancak burada önemli olan husus Öcalan'ın herhangi şekilde dışarıya çıkartılması, ev hapsine geçirilmesi ve birtakım haklardan yararlandırılmasının, umut hakkından yararlandırılmasının uygun olmadığını ifade etmek istiyorum. Biz de zaten daha önceki açıklamalarımızda böyle bir çağrı yapacaksa bulunduğu yerden İmralı'dan yapsın. Öcalan'ı ne Ankara'da ne ana karada istemiyoruz şeklinde açıklamamız olmuştu. Şu ana kadarki gelişme söylediğimiz şekilde oldu. Bundan sonra atılacak adımları yakinen takip edeceğiz. Öcalan'ın umut hakkından yararlandırılması, bu açıklama karşılığında kendisine birtakım tavizlerin verilmesi, ev hapsine alınması, cezasının ortadan kaldırılması gibi bir durumun söz konusu olmaması gereklidir. Bunu ifade etmek istiyorum.

"Burada kapsamın içerisine PYD'nin YPG'nin alınması son derece önemlidir"

İkinci bir husus tabii ki PYD ve YPG meselesidir. Evet bir çağrı yapıldı ancak bunun PYD'yi YPG'yi kapsamadığı PKK'yla sınırlı olduğuna yönelik görüntü ortadadır. Suriye'nin kuzeyinde yer alan adeta ordu haline getirilmiş PYD'nin, YPG'nin silah bırakması önemlidir. Bu olmadıktan sonra tam manasıyla çözüm, barış gerçekleşmiştir diyebilmek mümkün değildir. Diğer üçüncü husus da iktidarın samimiyetiyle ilgili şüphelerimiz olduğu hususudur. Üzülerek ifade ediyorum. Burada barış gelsin, şehitler gelmesin, karşılıklı huzur ve barış ortamı hakim olsun düşüncesi ortaya konuluyor. Ancak açıklamanın arkasından Öcalan'a birtakım tavizlerin verilmesi, kendisinin birtakım haklarından istifade ettirilmesi ve bunun karşılığında da DEM Parti'nin Meclis'te desteğinin alınarak iktidarın istediği yönde anayasa değişikliğinin yapılmasının planlandığına ilişkin şüphelerimiz devam ediyor. Burada Genel Başkanın ifade ettiği gibi samimi olunması ve gerçekten herhangi bir beklenti herhangi bir karşılık olmadan Öcalan'a hak etmediği birtakım haklar verilmeden barışın sağlanması önemlidir. Ve burada kapsamın içerisine PYD'nin YPG'nin alınması son derece önemlidir. Ancak şu aşamada PYD'nin, YPG'nin bu kapsam içerisinde olmadığını da ifade etmek istiyorum."

"İktidar kanadının atacağı adımlar, verilebilecek olan tavizler, bunlarla ilgili süreci takip edeceğiz"

Erbakan, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın "Vatandaşlık tanımı yeni anayasada gözden geçirilebilir" açıklamasının sorulmasına da şu yanıtı verdi:

"Tabii bununla ilgili şüphelerimiz olduğunu ifade ettim. Yani burada sürecin yeteri kadar şeffaf yürütülmediğini Sayın Özel de ifade etti. Biz de aynı fikirdeyiz. İktidar yeri geldi Milliyetçi Hareket Partisi'yle ortaklık kurdu. Beraber yola devam etti. Yeri geldi Öcalan'ı ve DEM Parti'yi yanına alarak yoluna devam etmek ve iktidarını sürdürmek istiyor şeklinde görüntüyle karşı karşıyayız. Hemen kesin bir şey söylemek zor. Ama bundan sonra devletin, iktidar kanadının atacağı adımlar, verilebilecek tavizler, bunlarla ilgili süreci takip edeceğiz. Ve bu şüphelerimizde haklı olup olmadığımız ortaya çıkacak. Ancak dediğim gibi bu konuda ciddi şüphelerimiz olduğunu ifade etmek istiyorum."

"Hiç kimse bir diğer kimse aradığında hazır bekleme zorunluluğunda değil"

Erbakan, babası Necmettin Erbakan için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin telefonunu açmadığı iddiasına ilişkin de şunları söyledi:

"Tabii öncelikle ameliyatı akabinde hemen geçmiş olsun telefonu yapmak için kendisini aradık. Yaklaşık 15 gün kadar önce. Ancak bu süre içerisinde tarafımıza dönüş olmadı. Biz de maalesef bir mana veremedik. Ancak arkasından dün rahmetli Erbakan Hocamızın vefat yıl dönümü münasebetiyle kendisi aramışlar. Bu sırada biz Merkez Yürütme Kurulu toplantımızı yapıyorduk. Başkanlık Divanımızla birlikte toplantı halindeydik. Bu toplantıdan çıktık. Çıkar çıkmaz bilgimiz olduğunda 'Peki biz de geri arayalım' dedik. Ancak ne olduysa bu iki saatin içerisinde olmuş. Aramışlar. Bu iki saat içerisinde MYK toplantımızda olduğumuz için, Başkanlık Divanı toplantımızda olduğumuz için dönüş yapamadık. İki saatin arkasından dönüş yapmak istediğimizde böyle bir tabloyla karşılaştık. Tabii hiç kimse bir diğer kimse aradığında hazır bekleme zorunluluğunda değil. Hepimizin meşguliyetleri var. Toplantıları var, programları var. İki saatin içerisinde dönüş olmadığı için böyle bir tavır almalarını yadırgadık ve üzüldük. Biz siyasette gerginlik istemiyoruz. Kimsenin böyle bir gerginliğe yol açmaması gerektiğini ifade etmek istiyoruz."