Yeni Yol Partisi'nin milletvekili transferlerini ilişkin önerisi TBMM'de reddedildi... CHP'li Tezcan: "Siyasetin ‘Evliya Çelebi’si olanları sorgulamak milletin hakkıdır"

(TBMM) - Yeni Yol Partisi'nin TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin başka siyasi partilere geçişinin sebeplerinin incelenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi amacıyla verdiği grup önerisi reddedildi. CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, "Siyasetin ‘Evliya Çelebi’si gibi 24 saat önce bir yerde, 24 saat sonra bir yerde dolaşarak pazarlık yaparsanız bunun adı ilkeli, ideolojik, politik duruş değildir. Siyasetin ‘Evliya Çelebi’si olanları sorgulamak milletin hakkıdır, bizim de görevimizdir. Seçime girerken iktidarın uygulamalarından rahatsız olan seçmenin oylarını toplayan bir siyaset bloğunun içerisinde yer alacaksınız; seçildikten sonra seçmenin oyunu ciro edeceksiniz. Siyasi ikbal vaadi mi, ticari ikbal vaadi mi, hukuki muhafaza vaadi mi sizi oraya getirdi diye sorarlar" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Yeni Yol Partisi'nin milletvekillerinin başka siyasi partilere geçişinin psikolojik, sosyal, ekonomik ve siyasal sebeplerinin irdelenmesi, siyasi etik kurallarına uymayan bu tür davranışların önlenmesi için başta Siyasi Partiler Kanunu olmak üzere gerekli yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bugün verdiği araştırma önerisi AK Parti ve MHP'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Önergenin gerekçesini açıklamak üzere söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sonrası partiler arası geçişlerin hızlandığına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Son dönemde hız kazanan milletvekili transferleri, Türk siyasi hayatının marazlı uygulamalarından biri olarak her dönem tartışma konusu olarak gündemimize gelmiştir. Kurumsal siyasetin özellikle toplumsal siyaset nazarında güven kaybına uğramasının başlıca nedenlerinden biri, maalesef, seçildikleri partilerinden istifa ederek başta iktidar partisi olmak üzere farklı siyasi partilere geçiş yapan milletvekillerinin bu tavırlarıdır. Kamuoyunun dikkatle takip ettiği söz konusu bu durum Türkiye Büyük Millet Meclisi ve siyasi partiler nezdinde Türk siyasetinde güven erozyonuna neden olduğu, seçmen iradesinin bu manada gasbedildiği algısı ve saygınlığının da ivme kaybettiği gözlerden kaçmamaktadır. Milletvekilleri, seçildikleri ve üyesi oldukları siyasi partilerin program, söylem, fikir ve vaatlerini anlatarak vatandaşları ikna etmekte, onlardan oy istemekte ve bu minvalde söz vermektedirler ve fakat seçmenlerinin iradesiyle seçilen bazı milletvekilleri tüm bu söz ve vaatlerine rağmen bir süre sonra yine, seçmenlerine ve çatısı altında Parlamentoya girdikleri partilerine herhangi bir açıklama ve izah yapmadan farklı siyasi partilere geçiş yapmaktadırlar. Yerinde ve zamanında yapılmayan tutarlı izah ve fikir değişiklikleri maddi ve siyasi ikbal vaatlerinden kaynaklandığı söylentilerini ortaya çıkarmaktadır. Medyaya yansıyan mal varlıklarındaki izahı kabil olmayan değişiklikler de bu algıları güçlendirmektedir. AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan geçmiş dönemlerde bu tür milletvekili transferleriyle ilgili olarak şöyle söylüyordu... Hakan Şükür Adalet ve Kalkınma Partisinden ayrıldığı zaman gazeteciler bunu sormuşlardı, şöyle demişti: ‘Hakan Şükür partimizden ayrılabilir, bağımsız gelmedi ki kendisinin milletvekilliğinden de istifa etmesi gerekir’ demişti. Şimdi niye transfer ediyorsunuz bu milletvekillerini? Dün böyle söylüyorsunuz bugün de bu şekilde bir icraatte bulunuyorsunuz. Güneş Motel alışkanlıklarının postmodern versiyonlarını kör göze sokar gibi yaşatan AK Parti iktidarı, ‘Yıkılmadık, ayaktayız’ mesajı vermek için zorlama transferlerle göz boyamaya çalışıyor."
Olgun: "Türkiye’nin acilen bir siyasi etik kanununa ihtiyacı vardır"
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun da partiler arası geçişlerin sorumlularının vekiller değil, sistem olduğunu ve sistemin Meclisi devre dışı bırakması olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Halkın oyunu alarak bir partiden seçilen bir milletvekilinin daha sonra başka bir partiye geçmesi seçmenin iradesine gölge düşüren bir mesele olduğu gibi geçtikleri partide yıllarca emek vermiş kişilere de haksızlıktır. Siyasetin özü halk iradesini temsil etmektir. Halktan yetki alarak seçilen bir milletvekili eğer günü geldiğinde koltuğunu koruma derdine düşüyorsa, siyaseti halka hizmet için değil, kendi çıkarlarını güvence altına almak için yapıyorsa işte asıl çöküş budur. Bu çarpık düzenin tek sorumlusu parti değiştiren vekiller değildir. Esas sorun bu sistemin milletvekillerini iradesiz hale getirmesi, Meclisi devre dışı bırakmasıdır. Türkiye’nin acilen bir Siyasi Etik Kanunu'na ihtiyacı vardır. Bir milletvekili seçildiği partiden ayrılıp başka bir partiye geçmek istiyorsa bunu halka açık bir şekilde gerekçelendirmeli ve hesap vermeli, milletvekilliğinden de istifayı göz önüne almalıdır."
Tezcan: "360 meselesini sağlamaya mı çalışıyorsunuz; kaldırın pazarlık masasını, gidelim sandığa kim aday oluyorsa olsun"
Politik görüşün zaman içinde farklı şekillenebileceğini belirten CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, muhalif seçmenin oyunu alan milletvekillerinin seçim dönemi boyunca icraatlarını eleştirdiği iktidarın sıralarına geçmesine tepki gösterdi. Tezcan, Yeni Yol Partisi'nin önerisini ilişkin şöyle konuştu:
“İdeolojik duruşunuz değişir, partiyle ilgili tercihinizi değiştirirsiniz. Politik tavrınız değişir, partiyle ilgili tavrınızı değiştirirsiniz. Bunlar siyasette kişinin siyasi olarak kendi pozisyonunu yeniden tarif etmesidir. Siyasetin ‘Evliya Çelebi’si gibi sabah bir yerde, öğleden sonra bir yerde. 24 saat önce bir yerde, 24 saat sonra bir yerde dolaşarak, kapı kapı gezerek pazarlık yaparsanız bunun adı ilkeli, ideolojik, politik duruş değildir. O zaman bu siyasetin ‘Evliya Çelebi’si olanları vicdanen de siyaseten de ahlaken de sorgulamak milletin hakkıdır, bizim de görevimizdir. Siyasetin bir aksı vardır, aksı değiştiremezsiniz. Seçime girerken iktidar partisine yönelik istikrarlı eleştiri yönelteceksiniz, iktidarın uygulamalarından rahatsız olan seçmenin oylarını toplayan bir siyaset bloğunun içerisinde yer alacaksınız; seçildikten sonra seçmenin oyunu ciro edeceksiniz. İşte bunu yapmaya kalktığınız zaman size şunu sorarlar: Siyasi ikbal vaadi mi, ticari ikbal vaadi mi, hukuki muhafaza vaadi mi sizi oraya getirir diye sorarlar. Bu sorunun da cevabını millete vermek zorundasınız.
Erzurum’da, Yozgat’ta ucuz et kuyruğunda insanlar, Sungurlu’da ucuz tavuk kuyruğuna girmiş insanlar, Ankara’da ucuz yumurta kuyruğuna girmiş; bazı milletvekilleri de pahalı transfer kuyruğuna girmiş. Böyle bir ayıpla karşı karşıyayız. Belli ki iktidarın bir 360 hesabı var. Bu kadar siyaseti kirletmeye, milletvekilliğini bu kadar kirletmeye gerek yok. 360 meselesini sağlamaya mı çalışıyorsunuz; getirin sandığı, kaldırın pazarlık masasını, gidelim sandığa kim aday oluyorsa olsun."