DİSK 9 No’lu Kadın Komisyonu Başkanı Seven Şen: "Hükümet, iş yerlerinde güvende olmamız için derhâl ILO 190’ı onaylamalıdır"

DİSK 9 No’lu Kadın Komisyonu Başkanı Seven Şen: "Hükümet, iş yerlerinde güvende olmamız için derhâl ILO 190’ı onaylamalıdır"

(İZMİR) - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde eşitsizlik, düşük maaşlar ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı iş bırakan DİSK üyesi kadın işçiler, Konak'ta bir araya gelerek sloganlar eşliğinde Sosyal Güvenlik Kurumu önüne yürüdü. DİSK 9 No’lu Kadın Komisyonu Başkanı Seven Şen, "Biz kadınlar, haklarımızı savunuyor; eşitlik, özgürlük ve adalet için sesimizi yükseltiyoruz. Eşit haklara sahip oluncaya dek mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekmek için bugün iş bıraktı. Kadın işçiler, Konak Pier’de toplanarak SGK önüne sloganlar atarak yürüdü. Yürüyüşe DİSK üyesi kadınların yanı sıra Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay'da katıldı. SGK binası önünde basın açıklamasını okuyan DİSK 9 No’lu Kadın Komisyonu Başkanı Seven Şen, şu ifadeleri kullandı:

"8 Mart, nerede olursa olsun kadınlara uygulanan sömürüye, baskıya, şiddete, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı yürütülen mücadelenin simgeleştiği bir gündür. 8 Mart, 1857’de New York’ta bir tekstil fabrikasında grev yapan ve yanarak hayatlarını kaybeden kadın işçilerin izinden gidilerek; eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve insanca yaşam talebiyle evde, fabrikada, sokakta, iş yerlerinde, alanlarda ve meydanlarda sesimizi yükseltmeye ve gücümüzü birleştirerek mücadele etmeye devam edeceğimiz bir gündür. Hem çalışma hayatında hem de görünmeyen ev içi emeğimizdeki eşitsizliklere, güvencesizliğe, baskılara, şiddete ve tacize karşı birlikte, yan yana duruyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, hayatın her alanında olduğu gibi çalışma hayatında da hâlâ sürüyor. DİSK olarak, dört yanda gelirde, vergide, ülkede adalet mücadelesi verirken bir kez daha gördük ki sadece kadın olduğumuz için, erkeklerle eşdeğer işler yapmamıza rağmen daha düşük ücret alıyoruz. Çalışma hayatında cinsiyet, ücret ve istihdam ayrımcılığına karşı 'Eşit işe eşit ücret!' diyoruz. Evde şiddetle ve tacizle mücadele etmek, eşitlikçi ve şiddetten arınmış bir çalışma hayatı oluşturmak için yürüttüğümüz mücadelenin önemli adımlarından biri olan ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi hâlâ onaylanmadı. Şiddetsiz ve tacizsiz iş yerleri istiyoruz! Her alanda şiddet ve tacizi önlemekle yükümlü olan hükümet, iş yerlerinde güvende olmamız için derhâl ILO 190’ı onaylamalıdır. Kadın asgari ücreti dahi hâlâ tek kişi üzerinden belirlenirken, kadın yoksulluğu ve işsizliği katmerlenerek artıyor. İktidarın “Aile yılı” ilan etmesinin altında yatan sebeplerin ne olduğunu biliyoruz. Kadınları bir kez daha eve hapsetmek, ucuz iş gücü olarak kullanmak, esnek ve güvencesiz çalıştırmak ve bakım işlerini yeniden kadınların omuzlarına yüklemek istiyorlar. Kadınların yalnızca aile içinde tanımlanmasını ve sınırlandırılmasını kabul etmiyoruz! En az 8 saat ücretli üretim yapıyor, bunun yanında en az 4 saat de evde ücretsiz ve karşılıksız çalışıyoruz. Bu nedenle ücretli emeğimiz kadar görünmeyen emeğimiz için de mücadele ediyoruz."

Biz kadınlar, haklarımızı savunuyor; eşitlik, özgürlük ve adalet için sesimizi yükseltiyoruz! Haklarımıza ve yaşam koşullarımıza saldıranlara karşı eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerimizle yaşamı durduruyoruz! Eşit işe eşit ücret için. Kadın cinayetlerine ve şiddete karşı mücadele için. İstanbul Sözleşmesi için. ILO’nun 190 sayılı sözleşmesinin onaylanması için. Kadınların bakım yükünü azaltacak sosyal politikalar için. Yaptığımız her işi, her ne olursa olsun bırakıp alanları, sokakları ve meydanları dolduracağız! Eşit haklara sahip oluncaya dek mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.''

Öte yandan, DİSK'li kadınların yürüyüş yaptığı sırada slogan atan bir kişi polis ekipleri tarafından uzaklaştırıldı.