Eğitim İş'ten Eskişehir'de Cumhuriyet ve Emek Yürüyüşü: "Biz ne terörden ne teröristten medet ummayız, barış beklemeyiz"

(ESKİŞEHİR) - Cumhuriyet ve Emek Yürüyüşü başlatan Eğitim İş Sendikası, Eskişehir'de Ulus Anıtı’ndan Yediler Parkı’na yürüdü. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Biz ne terörden ne teröristten medet ummayız, barış beklemeyiz. Bu ülkede barışı, demokrasiyi, adaleti sağlaması gerekenler asıl sorumluluklarını yerine getirmek zorundalar" dedi.
Eğitim İş Sendikası'nın başlattığı Cumhuriyet ve Emek Yürüyüşü devam ediyor. Tekirdağ’dan başlayan ve Eskişehir’de devam eden yürüyüş için Ulus Anıtı’nda bir araya gelen Eğitim İş üyeleri “Türkiye laiktir laik kalacak”, “Mustafa Kemal'in öğretmenleriyiz”, “Silahımız kalemimiz” sloganlarını attı. Ulus Anıtı’nda açıklama yapan ve terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrı metninin okunmasına tepki gösteren Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce akil insanlarla bu tiyatroyu oynadınız"
"Silah bırakma ile biten süreç, yani insanın aklıyla alay eder gibi, kimse okumuyor, bilmiyor, PKK, YPG, PYD isimleri değişince sanki bir şey değişiyor. Silah bırakma çağrısının sonunda şöyle bitiriyor; tabi ki tüm bunlar gerekli hukuki zemin hazırlandıktan sonra… Bir kere bu halka dürüst olun. Daha önce akil insanlarla bu tiyatroyu oynadınız. Daha önce FETÖ ile beraber yol yürürken de bu ülkenin sokaklarını kapattınız. 29 Ekim’i, 19 Mayıs’ı yasakladınız. Stadlarda Türkçe Olimpiyatları düzenlediniz. 'Çok özledik gel' dediniz. Sonra 'kandırıldık' dediniz. Biz şu anda görüyoruz ki aslında o taraftan kanan ve kandırılan kimse yok ama bu halka gerçekleri söylemeyen bir yönetim erki var. O son cümle aslında bu müzakerelerin, bu görüşmelerin 1 Şubat’ta bizim Birinci Meclis önünde olmamızın ve bu yürüyüşün cumhuriyet vurgusu ile yapılmasının ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösteriyor çünkü cumhuriyetin temel kuruluş ilkelerinde anayasanın etnik kimliği, mezhebi, dini ayırmadan birlikte yaşamı tarif eden laik, demokratik, sosyal hukuk devletine karşı birileri bir şeyleri müzakere ediyor olabilir. Biz ne terörden ne teröristten medet ummayız, barış beklemeyiz. Bu ülkede barışı, demokrasiyi, adaleti sağlaması gerekenler asıl sorumluluklarını yerine getirmek zorundalar.
"Cumhuriyet vazgeçilmezdir"
Bugün Köy Enstitülerinin aydınlanma ruhuna, zorunlu eğitimi ve karma eğitimi kaldırma girişimleriyle gölge düşürülmek istenmektedir. Oysa 3 Mart 1924 Devrim Yasaları, eğitimi çağdaş, laik ve bilimsel temeller üzerine oturtmuş; halkın her kesiminin eşit eğitim hakkına sahip olmasını sağlamıştır. Eğitimde geriye dönüş çabalarına karşı, Köy Enstitülerinin yaydığı aydınlanma ışığını sonsuza dek yaşatmak ve savunmak bizim görevimizdir. Zorunlu eğitim kesintisiz ve kamusal bir hak olmalıdır. Anayasada bir hak ve devletin yükümlülüğü olarak tanımlanan eğitim, AKP iktidarı tarafından bir ‘yük’ olarak görülmekte; eğitimi özelleştirerek, kesintili hale getirerek, zorunlu eğitimin süresini kısaltarak bu yükten kurtulmaya çalışmaktadır. Bu girişimler, yoksul ve dezavantajlı kesimlerin eğitim hakkını gasp etmektedir. Çocukların erken yaşta eğitimden kopmalarına neden olacak bu düzenlemelere asla geçit verilmemelidir.
Bu nedenle, Cumhuriyet ve emek mücadelesine sahip çıkmak, yalnızca geçmişi anmak değil, aynı zamanda geleceği korumak anlamına gelmektedir. Bugün burada verdiğimiz mesaj nettir; eğitim haktır, emek kutsaldır, Cumhuriyet vazgeçilmezdir. Birlikte mücadele etmeye, birlikte üretmeye ve birlikte aydınlık yarınlar kurmaya devam edeceğiz. Daha adil, daha eşit ve daha güçlü bir Türkiye için mücadelemiz sürecek. Cumhuriyet’in ışığında, emeğin gücüyle, hep birlikte."
Açıklamanın ardından Ulus Anıtı’ndan Yediler Parkı’na yürüyüş gerçekleşti.