Feministlerden Eminönü'nde 'gözaltında çıplak arama' protestosu: "Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir"

Haber: Hakan KAYA-Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL)- İstanbul Eminönü’nde bulunan Üsküdar İskelesi önünde bir araya gelen feministler, eylemlere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan kaınlara işkence ve çıplak arama yapıldığı iddialarıyla ilgili açıklama yaptı. Faillerin yargılanması talebinde bulunulan açıklamada, "Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir. Cinsel işkence suçtur. Failinin üniformalı olması, bunu devlet adına işlediğini iddia etmesi, adına ‘rutin uygulama’ demesi bu gerçeği değiştirmez. Soruyoruz: Kadınları, LGBTİ artıları taciz edin, köşede kıstırıp dokunun, tecavüzle tehdit eden küfürler sıralayın, çırılçıplak soyun diye bir emir mi aldınız? Bu emri kimden aldınız" denildi.
“Gözaltında cinsel taciz, çıplak arama işkencedir. İşkence suçtur, failler yargılansın” yazılı pankart taşıyan feministler, "Susmuyoruz, korkmuyoruz itaat etmiyoruz", "Çıplak arama cinsel şiddettir, taciz, tecavüz şiddeti cinsel şiddettir" sloganları atarak 19 Mart'tan bu yana eylemlere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve gözaltında işkence ve çıplak aramaya maruz kaldığı iddia edilen kadınlar için ses yükseltti.
Polis yürüyüşe izin vermedi
Sloganların ardından Karaköy’e yürüyerek orada basın açıklaması yapmak isteyen feminist gruba polis izin vermeyince grup basın açıklamasını Eminönü’ndeki Üsküdar İskelesi önünde yaptı. Gözaltında kötü muamele yaşayan kadınların yalnız olmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kadınların tacize uğradığında başvurması beklenen kurumsunuz siz"
"Biz feministler İstanbul sokaklarından İstanbul Emniyeti'ne, cezaevlerinde çalışan infaz memurlarına sesleniyoruz: Kadınlara, LGBTİ artılara cinsiyetçi küfür etmek, tecavüz tehdidinde bulunmak, cinsel tacizdir, suçtur. Kadınları, LGBTİ artıları tek başına köşelerde sıkıştırıp memelerine, vücutlarına dokunmak cinsel saldırıdır, suçtur. Sizin göreviniz tam tersine bunu evde, sokakta, işte, herhangi bir yerde yapan, yapmaya kalkan erkeklere engel olmak; onlardan biri olmak değil. Kadınların tacize uğradığında başvurması beklenen kurumsunuz siz. Bunu siz unutmuş olabilirsiniz, ama biz unutmuyoruz.
"Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir"
Gözaltında, hapishanede usulsüz çıplak arama, cinsel işkencedir. Cinsel işkence suçtur. Failinin üniformalı olması, bunu devlet adına işlediğini iddia etmesi, adına 'rutin uygulama' demesi bu gerçeği değiştirmez. Soruyoruz: Kadınları, LGBTİ artıları taciz edin, köşede kıstırıp dokunun, tecavüzle tehdit eden küfürler sıralayın, çırılçıplak soyun diye bir emir mi aldınız? Bu emri kimden aldınız?
"Cinsel şiddet tehdidi, çıplak arama bir uygulama değil insan hakkı ihlali"
Bize 'ahlaktan' bahsedip kadınları taciz edenler, işkenceciler. Belki kamuoyunda çok bilinmiyor veya yeni yeni gündem oluyor, ama sadece 19 Mart'tan beri değil, çok uzun süredir gözaltında, hapishanelerde işkence ve kötü muameleyi, ters kelepçeyi, çıplak aramayı 'rutin uygulama' diyerek geçiştirmeye kalkıyorlar. Halbuki ters kelepçe, cinsel şiddet tehdidi, çıplak arama bir uygulama değil insan hakkı ihlali. Buna karşı çıkmak, direnmek, bu suça tanık olduğumuzda müdahale etmek, şikayetçi olmak hakkımız. Kanunlara göre polisin değil çıplak arama, üst araması yapmak için bile hakim kararı alması gerekiyor. Cezaevi girişinde çıplak arama ise ancak kuruma yasak madde sokma şüphesi varsa yapılabilir. Ama bu, uzunca süredir sesini yükselten, mücadele eden kadınlara karşı bir silah haline dönüştürülmüş durumda."