Vatandaşlardan artan gıda fiyatlarına tepki... Ramazan Bayramı alışverişine çıkan vatandaş: "İnşallah misafir gelmez de şekerden tasarruf ederiz"

Vatandaşlardan artan gıda fiyatlarına tepki... Ramazan Bayramı alışverişine çıkan vatandaş: "İnşallah misafir gelmez de şekerden tasarruf ederiz"

Haber: Zeynep BOZUKLU / Kamera: Eylem Ladin DEĞER

(ANKARA) - Ramazan Bayramı öncesi alışverişe çıkan ve gıda enflasyonundan şikayet eden vatandaşlar, uygun fiyata et, sucuk, baklava, börek almak için Başkent Market kuyruğuna girdi. Emekli Mustafa Aktaş, ''Bugüne kadar oy verdim, bir satır olsa da elimi kırsam. Oylarım haram olsun" dedi. Ekonomistler de İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından ekonomideki dalgalanmanın, zaten var olan gıda enflasyonunun daha da artmasına yol açtığını dile getirdi.

İndirimli alışveriş imkanı sunan Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Başkent Marketlerinin önünde, Ramazan Bayramı arifesinde uzun kuyruklar oluştu.

Uygun fiyatlar nedeniyle Çankaya Başkent Market kuyruğuna giren vatandaşlar, artan gıda fiyatlarından, emekli maaşlarından, emekli ikramiyesinden şikayet etti.

Emekli vatandaşlar, Başkent Market sırasında uygun fiyatlı et alabilmek için saatlerce beklerken, eskiden alım gücünün çok daha iyi olduğunu, şu an ise torunlarına harçlık bile veremediklerine dikkat çekti. İktidarın, emekliler için belirlediği bayram ikramiyesine de tepki gösteren vatandaşlar, "Alsın kendine şeker alsın" dedi.

''Bugüne kadar oy verdim, bir satır olsa da elimi kırsam''

Başkent Market kuyruğundaki 77 yaşındaki emekli Mustafa Akbaş, şunları söyledi:

"Böyle ucube bir şey görmedim. Tansiyonum var, şekerim var. Yanımdakine ‘düşersem bana yardımcı ol’ diye tembih ettim. Artık torunlara harçlık veremiyorum, o eskidendi. Ben onların eline bakıyorum kim ne verecek diye. Bayram ikramiyesini iki taksitte veriyor. Yarısını aldık, diğer yarısını ne zaman verecek belli değil. Bugüne kadar oy verdim, bir satır olsa da elimi kırsam. Oylarım haram olsun. Niye verdim ben de şaşırdım."

"İnşallah yağmur yağar sokağa da çıkmayız"

Emekli Sedat Uzun, "Burası kasaplara göre daha hesaplı. Gücümüz buraya yetiyor. Aldığımız maaş belli. Ramazan Bayramı’nda bir yere gidemeyeceğiz. İnşallah yağmur yağar sokağa da çıkmayız, misafir de gelmez şekerden tasarruf ederiz" diye konuştu.

Emekli Okşan Öktor, “Etin 20 lira ucuz olması bile bizim için çok önemli. Annemizin, babamızın mezarını ziyaret edeiyoruz” dedi.

"300 lira için saatlerdir ayakta bekliyorum"

Emekli Müjgan Yıldız ise şunları söyledi:

"Derdimiz öyle böyle değil. Hangi birini anlatayım. 14 bin lira ile yaşanır mı? Halimiz o kadar kötü ki. Torunuma hediye alamadım. Bayramda ne vereceğimi düşünüyorum kara kara. Bir oyuncak 450 lira olduğu için alamadım. Saatlerdir et kuyruğundayım. Alım gücü hiç yok. Biz balığın bile adını duyuyoruz sadece. Eti de görmüyoruz. Kasaptaki et ile buradaki et arasında 300 lira fark ediyormuş. 300 lira için saatlerdir ayakta bekliyorum."

"Bizi bu duruma düşürenlerin gözü kör olsun"

Emekli Turgay Cantürk, “Burada et biraz daha ucuz olduğu için 2 saattir sırada bekliyoruz. Emekliyiz, olmaz olsaydık. Aldığımız maaş belli. 14 bin 500 lira maaşla torunlarımıza nasıl harçlık verelim? Önceden her şeyi alıyorduk. Ben üç çocuk yetiştirdim. Evde 5 kişiydik sadece benim maaşımla ev geçindiriyordum. Şimdi 5 kişi bir eve bakamıyor. Bizi bu duruma düşürenlerin gözü kör olsun" diye konuştu.

"Kendisi orada yaşıyor, biz de burada açlıktan ölüyoruz"

Emekli Bacı Günay, "Emekliyiz, açız, kuyrukta bekliyoruz. Kasaptan almaya gücümüz yetmedi. Emekli ikramiyelerinden bile kestiler. Ne alacağız? Hiçbir şey alamıyoruz. Bayram ikramiyesiyle kendine şeker alsın. Bize babasının hayrına o paraları vermiyor, hakkımızı veriyor. 35 sene çalıştık biz. Kendisi orada yaşıyor, biz de burada açlıktan ölüyoruz. Günah değil mi bize?" diyerek tepki gösterdi.

Ekonomistler uyardı: "Siyasette her şey yolunda gitse bile düzelecek gibi görünmüyor"

Ekonomist Güldem Atabay ve Ekonomist Şenol Babuşçu, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon ve Başkan Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından yaşananların ekonomiye etkisini ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Gıda enflasyonunun son zamanlardaki artışına dikkati çeken Ekonomist Güldem Atabay, şöyle konuştu:

"Gıda enflasyonu son zamanlarda zaten yüksekti. Tarım sektörünün çok derin problemleri var. Tarım ve Orman Bakanlığı hiçbir şekilde çözüm önerileri üretmiyor. Çiftçi zorluk yaşıyor ve yüksek miktarda borçları var. Öte yandan, et stoğumuz gün geçtikçe azalıyor. Dolayısıyla bunlar zaten var olan bir gıda enflasyonu. Tüm bunlara son yaşanan siyasi krizlerin de eklenmesi büyük problemlere yol açıyor. Fakat, gıda enflasyonu sorunumuz, siyasette her şey yolunda gitse bile düzelecek gibi görünmüyor. Soframızdaki tabaklarımızın içindekiler giderek küçülüyor. Özellikle 2018’den beri uygulanan politikalar, halkı daha da açlığa ve yoksulluğa itti. Ekonomi politikalarındaki sorunları özellikle Ramazan Bayramı’nda, Kurban Bayramı’nda daha yoğun hissediyoruz. Ramazan Bayramı için alışveriş yapanlara Allah kolaylık versin. Asıl sorun şu; çoğu aile çocuğunun beslenmesine hiçbir şey koyamıyor. İktidar, siyasi sorunları yüzünden halka destek olan kent lokantalarını kapatıyor. Politika yönetmek böyle bir şey değil. Bu bir siyasi kin.''

"İki yılda elde ettiğimiz kazanımların hepsi gitti"

Ekonomist Prof. Dr. Şenol Babuşçu ise hükümetin değişmesi gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Enflasyon, ocak ve şubat aylarında çok yüksek çıkmıştı. Kalemlerde en yüksek üç alan eğitim, gıda ve kira olarak belirlenmişti. Bu durum, mart ayında da devam edecek. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı sürecinde başlayan olayların neticesinde de ekonomide iki yılda elde ettiğimiz kazanımların hepsi gitti. İki yıldır yabancı yatırımcıların güvenleri sağlamaya çalışıldı, tam bu güveni yakalamışken yaşanan bu olaylar, güven sorununu tekrar doğurdu. Şu an Türkiye için yapılması gereken şey, taze bir hükümetin gelmesidir."