Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan: Hakkımız olan hakkı, hukuku, adaleti, özgürlüğü ve eşitliği alana dek dimdik ayakta duracağız

Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan: Hakkımız olan hakkı, hukuku, adaleti, özgürlüğü ve eşitliği alana dek dimdik ayakta duracağız

Haber: Uğur İstanbullu

(ARTVİN) – Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, Borçka Belediyesi bünyesindeki tesislerde gerçekleşen boykot sonrası yapılan eleştirilere yanıt vererek, boykotun adalet ve dayanışma duygusuyla yapıldığını, eleştirilerin ise samimiyetsiz olduğunu belirtti. Orhan, "Biz devleti boykot etmiyoruz, adaletsizliği boykot ediyoruz. Borçka’dan yükselen bu ses, yalnızca bir ilçenin değil, bu topraklarda yaşayan her bir yurttaşın onurlu duruşunu temsil eder. Biz susmayacağız, korkmayacağız.” dedi.

Artvin'in Borçka ilçesinde Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, belediyeye ait tesislerde gerçekleşen boykot sonrası yapılan eleştiriler hakkında bir basın açıklaması yaptı. Orhan açıklamasında şunları söyledi:

“Biz devleti boykot etmiyoruz. Biz adaletsizliği, keyfiliği, hukuksuzluğu boykot ediyoruz"

“Bizler, Borçka’da toplumsal birlikteliğin, dayanışmanın ve vicdanın gücüne inanan bir topluluğuz. Meşru bir hak olan tüketim boykotunu destekliyoruz ve bu hakkın yasal ve demokratik çerçevede kullanılmasının bir yurttaşlık görevi olduğuna inanıyoruz. Bu inançla, 2 Nisan Çarşamba günü belediyemize ait sosyal tesislerde satışlara ara verdik. Kararımızı açıkça kamuoyuyla paylaştık. Ancak, bayram nedeniyle iki gün kapalı olan tesislere ses çıkarmayanlar, bir günlük boykot kararımıza tepki gösteriyor. Bu çifte standardı ve samimiyetsizliği anlamakta zorlanıyoruz.Herkesin şunu bilmesini isteriz: Bu ülkede bir cumhurbaşkanı adayı olan ve İstanbul gibi bir metropolün belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, hukuksuzca tutuklanmış ve diploması iptal edilmek istenmiştir. Bu akıl almaz haksızlığa sesini çıkarmayanlar, bugün Borçka’da bir günlük dayanışmayı dillerine dolamış durumda. Biz bu tavrı samimi bulmuyor, bu sessizliği kabul etmiyoruz. Eğer bir belediye başkanı haksızlık karşısında korkar ve susarsa, onun müdürü, temizlik görevlisi veya memuru ne yapar? Eğer bizler susarsak, bu ülkenin gençleri, öğrencileri ve hak arayan yurttaşları ne yapsın? Bazı kişiler, 'Orası kamunun malı, AKP’liler de oy verdi, kapatmak doğru değil' diyor. İşte tam da bu yüzden bu boykotu destekliyoruz! Çünkü bu mücadele, sadece CHP’lilerin değil, herkesin hakkını korumak içindir. Borçkalı bilir: Sınır hattımızın sonuna kadar, kanımızın son damlasına kadar sabırla, inatla ve onurumuzla emanetimize sahip çıkarız.

"Tehditlere ve küfürlere rağmen halkımızın hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz"

Bize 'İsrail ürünlerini de boykot edin bakalım' diyenler var. Soruyoruz: İsrail’le milyarlarca dolarlık ticaret yapanlara bir sözünüz yok mu? Bu ticaretin çarklarını döndürenler, ticaret yapmaktan vazgeçtiler mi? Biz devleti boykot etmiyoruz, arkadaşlar. Biz adaletsizliği, keyfiliği ve hukuksuzluğu boykot ediyoruz. Biz yerli malını boykot etmiyoruz; tam aksine, belediyemiz döneminde İsmet Acar Turizm ve Sosyal Tesislerimizde ve Atapark Cafe’de ağırlıklı olarak yerli üreticilerden aldığımız ürünleri işleyip, siz değerli Borçkalılara sunuyoruz. Borçkamızın simgesi olan Demir Elma’yı tanıtmak için Demir Elma Festivali düzenledik ve yerel değerlerimize sahip çıkmayı görev bildik. Bu karar ne nefretten ne de ayrışmayı amaçladı. Bu karar, adalet duygusundan, vicdandan ve dayanışma hakkından doğdu. Eleştirilerinize saygı duyuyoruz; hakaret ve küfür olmadıkça bunları dikkate alır ve başımızın üstünde yer veririz. Ancak sosyal medyada görülen bazı aşırı hakaret ve küfür dolu yorumlar, ne Borçka’nın ne de bu dayanışmanın ruhuna yakışır. Tehditlere ve küfürlere rağmen halkımızın hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü demokratik haklarımızı, anayasal haklarımızı kullanmanın başka yolu yoktur. Tepkimizi göstermek, yasal çerçeve içinde bir haktır ve görevdir. Son haftalarda yoğunlaşan baskılar, demokrasi dışı uygulamalar, belediye başkanlarının, yetkililerin ve öğrencilerin haksız yere tutuklanması, insanların anayasal haklarını kullandıkları için cezalandırılması... Tüm bunlar, bu ülkenin vicdanını kanatan yaralardır. Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuzca cezaevinde tutulması, gençlerin hapishanelerde çürütülmesi ve yurttaşların sesini yükselttiği için susturulmaya çalışılması. Biz Borçka’da buna 'dur' diyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bu baskılar sadece bize değil, bu ülkenin her bir ferdine yöneliktir.

"Biz susmayacağız, korkmayacağız"

Mesele şu: Bugüne kadar Borçkalı’nın ve haksızlığa uğrayan herkesin hakkını savunduk. Çalışanlarımızın maaşlarını eksiksiz ödedik, haklarını korumayı felsefemiz bildik. Ancak “CHP’li belediyeleri silkeleyin” beyanından sonra bize yönelik düşmanca tutumlar, belediyemizi çalışamaz hale getirme çabasına dönüştü. Belediyemizde her görüşten mesai arkadaşımız var; Borçka’da her görüşten, daha çok sağ ve muhafazakâr kesimden komşularımız var. Belediyeyi cezalandırmak, halkı cezalandırmak değil midir? Biz bu zorlukların üstesinden geleceğiz. Halkımıza kesintisiz hizmet götürmeye devam edeceğiz. Bu bir çağrıdır: Türkiye’nin dört bir yanındaki köylerden şehirlere, işçilerin, öğrencilerin, kadınların, gençlerin ve haksızlığa uğrayan her kesimin sesine ses katma çağrısı. Borçka’dan yükselen bu ses, yalnızca bir ilçenin değil, bu topraklarda yaşayan her bir yurttaşın onurlu duruşunu temsil eder. Biz susmayacağız, korkmayacağız. Haksızlığa karşı hakkını arayan, demokrasiye, oyuna, başkanına sahip çıkan halkımızla birlikte omuz omuza, hakkımız olan hakkı, hukuku, adaleti, özgürlüğü ve eşitliği alana dek dimdik ayakta duracağız."