İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak için üzerimize düşeni yapacağız"

(İZMİR) - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kenti ve ülkeyi iyi noktalara taşıma hedefiyle çalıştıklarını belirterek, ''Bizler 50 yıl sonrasını göremeyecek olabiliriz ancak geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak çok önemli. Bize de üzerimize düşeni yapmak yakışır. Sadece belediye yönetimi olarak değil kentine karşı sorumluluk taşıyan İzmirliler olarak bu çalışma için çaba gösteriyoruz. İlklerin kenti İzmir bu alanda da Türkiye'ye öncü olacaktır'' dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından düzenlenen ''Vizyon 2074: İzmir Geçmişten Geleceğe'' paneli İzQ İnovasyon Merkezi’nde yapıldı. İZPA Başkanı Prof. Koray Velibeyoğlu'nun moderatörlüğünü üstlendiği panelde Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. Fikret Adaman, Doç. Dr. Semahat Özdemir, Ali Faruk Göksu ve Alphan Manas konuşmacı olarak yer aldı. Panel öncesi 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü’nde yapılan ilk toplantının görüntülerinin yer aldığı video izlenerek 4 aylık süreçte yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler verildi.
''Geleceğe güzel bir miras bırakmak istiyoruz''
Panelin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kentin gelecek 50 yılını planlayarak doğru işler yapmayı hedeflediklerini belirtti. Bu sürecin geçmişten kopuk düşünülmemesi gerektiğini aktaran Tugay, şunları kaydetti:
''Geçmiş aslında geleceğe dair pek çok ipucu da veriyor. Önceki 50 ve sonraki 50 yılın bir bütün olarak görülmesi gerekiyor. Bilgi temelli, veriye dayalı bu tür çalışmalar bu yüzden çok önemli. Gelecek 50 yıl, geçmiş 50 yıl kadar sakin geçmeyecek. Hepimiz bunun farkındayız. Daha fazla kriz aynı zamanda insan yaşamına, doğaya dönük pek çok tehdit yaşanacak. Genç arkadaşlarımız bunları yaşayacak. 50 yıl önce böyle bir çalışma yapılsaydı bugün İzmir, ülkemiz veya dünya daha iyi bir yerde olacaktı. Bizler 50 yıl sonrasını göremeyecek olabiliriz ancak geleceğe sağlıklı bir miras bırakmak çok önemli. Bize de bu konuda üzerimize düşeni yapmak yakışır. Sadece belediye yönetimi olarak değil kentine karşı sorumluluk taşıyan İzmirliler olarak bu çalışma için çaba gösteriyoruz. Ben de elimden geldiğince bu çalışmanın bir parçası olmaya çalışıyorum.''
''Hedefimiz kentimizi ve ülkemizi iyi noktalara taşımak''
Önümüzdeki süreçte bazı mesleklerin yapay zeka tarafından yapılacağını belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu süreçleri akıntıya kapılmış ağaç dalları gibi mi yaşayacağız yoksa yönetebilecek miyiz? Önceliğimiz iklim, demokrasi, kültür-sanat, teknoloji gibi alanlarda insanların bilgisini, okuryazarlığını artırmak olmalı. Bunlar bizi bir akıntıda sürüklenen ağaç dalları olmaktan çıkarıp kendi hayatını ve içinde yaşadığı dünyayı yönetebilen insanlar haline getirir. İzmir’in tarihte önderlikleri, misyonları olmuştur. Bu dönemde de kentimizin böyle bir görevi olduğunu düşünüyorum. İzmir’i belediye üzerinden dünyaya açıyoruz, daha da açacağız. Bilgiyi ve bilen insanları kentimize getiriyor, dünyanın güncel gündemini takip ediyoruz. Bunu siyasi popülizm olarak kesinlikle kullanmayacağız. Bu bizim politikamız olacak. Amacımız şehrimizi ve ülkemizi iyi noktalara taşımak.''
İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir’in geleceğini şekillendirmek için bu salonda 8 kez bir araya geldiklerini ve ''Nasıl Bir İzmir'' panel serisini tamamladıklarını, atölyeler düzenlediklerini bildirdi. Velibeyoğlu, ''İnsana dokunan, birlikte karar almaya ve üretmeye odaklanan bir anlayış içinde kentimiz için yaygınlaştırılabilir çalışmalar yaptık. Yeni dönemde İzmir Kent Buluşmaları adıyla bir seri başlatacağız. Doğrudan vatandaşlarla bir arada olduğumuz bu serilerde de önemli görüşler toplayacağız'' ifadelerini kullandı.
Tekeli'den demokrasi vurgusu
Prof. Dr. İlhan Tekeli, İzmir'in tarihindeki olaylara değindi ve kentin önemli mekansal vizyonu olan Kültürpark'ın değerine vurgu yaptı. Konuşmasında katılımcı demokrasiye dikkati çeken Tekeli, şu görüşleri dile getirdi:
''Demokrasinin olabilmesi için verilen oya saygı gösterilmesi gerekiyor. Verilen oy seni iktidar da yapabilir muhalefet de. İktidar yaptığında saygı gösterip, muhalefet olduğunda o oya saygı göstermiyorsan, onun seçtiği kişilerin faaliyet alanlarını engellemeyi bir iktidar stratejisi olarak sayıyorsan burada demokrasi yoktur. Bu sorunla doğrudan yüzleşmiyoruz. Demokrasinin içinde nasıl bir plan olacak? Çünkü bugün demokratik bir planın olabilmesi için bir örnek vermek istiyorum. Diyelim ki bir seçim yapıldı; seçimde de bir parti kazandı ve iktidar oldu. Biz diyoruz ki 'egemenlik milletindir, seçim varsa demokrasi vardır'. Demokrasinin varlığını söylemek için ikinci bir koşula daha ihtiyaç var. Her kararın demokratik olarak verilmesi gerekir. Ben dört yıl için dört yılın diktatörünü seçmiyorum. Demokrat adamını seçiyorum. Demokrat adamını seçince ne koşulu çıkıyor? Katılımcı yönetim koşulu çıkıyor. Demokrasi meselesi ve bizim burada yapacağımız planlama ve planlamanını katılımcığı nasıl bir kökten geliyor? 'Demokratik bir yönetim yapıyorum' demek için bütün kararları demokratik olarak vermek gerekiyor. Demokrasinin olması için sadece seçim yapmak yetmez. Seçim yapmak ve tüm kararları demokratik olarak vermek gerekir.''
''İzmir’de yaşadığımı hissediyorum''
Kentin geleceğini şekillendirmek için yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu çalışmasının kendisini heyecanlandırdığını ve 45 yıldır yaşadığı İzmir’i çok sevdiğini belirten Doç. Dr. Semahat Özdemir, ''İzmir’de kendimi özgür hissediyorum, yaşadığımı hissediyorum. Bu şehrin denizini, ormanlarını, fuarını, Yarımada’sını seviyorum. İnsanların birbirine zarar vermeden bir arada olma hallerini çok seviyorum. Bugünün İzmir’inin en değerli bileşenlerinden birisi bu'' ifadelerini kullandı.
İzmir Körfezi ile ilgili de konuşan Özdemir, iktidarın zaman zaman söylemleriyle bu durumu kullandığını belirtirken, Marmara Denizi örneğini vererek yaşananın İzmir Körfezi özelinde olmadığını vurguladı.
''İzmir ilham veren bir kent''
Ali Faruk Göksu da konuşmasında, ''Planlamanın ilk koşulu anlamadır. İzmir’in stratejik konumunu ve yönlerini doğru anlıyor muyuz? Bunun üzerine tartışmamız lazım. Eğer İzmir’in geleceğini konuşuyorsak stratejik yönün avantajlarını ortaya koymamız lazım. İttifaklar konusu da var. Hiçbir kent kendi başına geleceğini belirleyemez. Bir takım ittifaklara ihtiyaç var. İzmir’in Manisa ve Aydın’la yapacağı bir ittifakın yaratacağı gücün hele bir de sınır ötesi senaryosu yazıldığında başka dünya çıkacak. Biz buna hazır mıyız? Bunun üzerinde durmak gerekiyor. Ayrıca dünyada önemli kentler akımlarla yönetiyor. İzmir, Mersin ve Samsun gibi liman kentleriyle birlikte yeni trend yaratabilir mi? İzmir ilham veren bir kent'' ifadelerini kullandı.