MYP Genel Başkan Yardımcısı Köse'den Erdoğan'a "boykot" tepkisi: "Sayın Erdoğan, bu çağrıyı siz yapabiliyorsanız, halk neden yapmasın?"

MYP Genel Başkan Yardımcısı Köse'den Erdoğan'a "boykot" tepkisi: "Sayın Erdoğan, bu çağrıyı siz yapabiliyorsanız, halk neden yapmasın?"

(ANKARA) - Milli Yol Partisi (MYP) Genel Başkan Yardımcısı Serkan Köse, "Boykot sivil bir eylem olarak demokratik ve meşru bir haktır. Ekonomiye etkisi tabii ki önemli ancak vatandaşın alışveriş yapıp yapmama özgürlüğü var. Kaldı ki yakın zamanda Sayın Erdoğan aynısını yapmamış mıydı? Enflasyona karşı politika üretmek yerine, halkı pahalı ürünleri boykot etmeye çağırmamış mıydı? Sayın Erdoğan, bu çağrıyı siz yapabiliyorsanız, halk neden yapmasın" dedi.

MYP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Köse, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Köse, şunları kaydetti:

"Türkiye’de hukuk fiilen ortadan kaldırılmıştır. İktidar elleriyle sözde hukuk kılığına büründürülmüş siyasi operasyonlar yapılmaktadır. Geldiğimiz noktada evrensel bir hak olan bireyin hak ve özgürlükleri ortadan kaldırılmıştır. Hukuksuz bir eylemi kim yaparsa yapsın suçtur. Hukuku hiçe sayan kim olursa olsun, mahşeri vicdanda da hukuk önünde de er ya da geç hesabını verecektir, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Buradan çağrı yapıyoruz hukuka dönün, hukuka dönün, hukuka dönün. Başta iktidar olmak üzere; hukuka ve adaletin gereğine göre değil de güç sahiplerinin talimatlarına göre iş yapan, hukukçulara hukuksuz uygulamalara alet olan bürokratlara, partilere ve herkese çağrı yapıyoruz: Yol yakınken hukuka dönün. Ortada bir suç varsa, kim olursa olsun birileri suç işliyorsa elbette gereği yapılmalıdır. Ancak bunlar siyasi hesaplara göre değil, hukuka göre olmalıdır. Milli Yol olarak, kimsenin değil adaletin tellalıyız. Mevcut siyasi tabloya bakılarak, kimse bizim tavrımızı herhangi bir kişiye partiye anlayışa destek ve yandaşlık gibi göstermeye kalkışmasın. Biz kimsenin değil, hukukun tellalıyız. Sözlerimizin tamamı herkesten bağımsız olarak sadece ve sadece hukuk için söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Biz birileri gibi kimsenin yakını, yandaşı ve yandaşçısı değiliz.

"Hukukun olmadığı yerde yatırım olmaz, kalkınma olmaz, huzur olmaz"

Dünyadaki en pahalı şey hukuksuzluktur. Adalet mülkün temeli, her şeyin başıdır. Bugünün dünyasında devletler, milletler hukukla ayakta kalmaktadır. Ekonomi açısından da en pahalı şey hukuksuzluktur. Hukuk ortadan kalkarsa, ekmeğin fiyatı iki katına, etin sütün fiyatı üç katına çıkar. Sadece son yapılan olaylardan dolayı, ekonomiye doğrudan ve dolaylı olarak maliyeti 93 milyon dolar. Çok büyük bir rakam. Ekonomiye zararı 93 milyon dolar. Hukukun olmadığı yerde yatırım olmaz, kalkınma olmaz, huzur olmaz.

"Boykot sivil bir eylem olarak demokratik ve meşru bir haktır"

Hukuksuzluğa tepki olarak muhalefet ve bazı STK’lar etkin olabilmek adına 1-2 gün alışveriş yapmama çağrısında bulundu. Boykot sivil bir eylem olarak demokratik ve meşru bir haktır. Ekonomiye etkisi tabii ki önemli ancak vatandaşın alışveriş yapıp yapmama özgürlüğü var. Kaldı ki yakın zamanda Sayın Erdoğan aynısını yapmamış mıydı? Enflasyona karşı politika üretmek yerine, halkı pahalı ürünleri boykot etmeye çağırmamış mıydı? Sayın Erdoğan, bu çağrıyı siz yapabiliyorsanız, halk neden yapmasın?

"Gençlerimize sahip çıkacağız"

Gençleri birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Şu an da gençlerimiz kutuplaştırılıyor, ayrıştırılmaya çalışılıyor. Demokratik gösteriler sırasında öğrencilerin üzerine bazı saldırgan gruplar gönderiliyor, polis bu konuda yetersiz kalıyor. Ancak biz buna izin vermeyeceğiz. Gençlerimize sahip çıkacağız. Gençlerin, sokağın çatıştırılmasına izin vermeyeceğiz. Buradan gençlere sesleniyorum: Meşru daireden çıkmayın, şiddete bulaşmayın, kimseye alet olmayın, haklıyken haksız duruma düşmeyin. Buna bağlı olarak iktidarda güç gösteri yapmaya çalışıyorlar. Devletin, partilerin, kişilerin itibarı hamasi güç gösterisiyle, korkuyla olmaz. Devletin itibarı; hukukuyla, demokrasi işleyişiyle, vatandaşa sağladığı refahla ve güvenle olur. Dışarıda itibarlı olmak için evvela kendi milletinin nazarında itibarlı olman gerekmez mi?

"İktidar 23 yıldan bu yana milleti daha fakir hale getirmiştir"

İktidar 23 yıldan bu yana milleti daha fakir hale getirmiştir. Kendi etrafında, yukarıda zengin bir tabaka oluştururken toplumda gelir adaletsizliği artmış, orta direk yok olmuş, millet daha fakirleşmiş duruma gelmiştir. Buna bir örnek verecek olursak; bir aylık asgari ücret ile 2002 yılında 8 tane çeyrek altın alınırken geldiğimiz zamanda sadece 3 çeyrek altın alınabiliyor. Çok acı bir tablo. Emekli bir aylık ev kirasına yetmeyen 14-15 bin lira gelire mahkum edilmiş durumda. İnsanların bırakın ev, araba almayı kendine kiralık ev tutabileceği dönemde kendini şanslı sayıyor. Bunları kabul etmek mümkün değildir.

"Acilen erken seçim şart"

Diyoruz ki, biz Milli Yol olarak yoksulluğun reçetesi bizde. Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen sayılı ülkelerden biriyken, üretim yerine ithalatçı anlayışlar yüzünden bugün en temel gıdaları bile ithal etmekteyiz. Bereketli Anadolu topraklarının güçlü potansiyellerine sahipken ne hükümetin ne muhalefetin 10 yıllık, 50 yıllık hatta 100 yıllık bir politikası bulunmamaktadır. Milli Yol Partisi olarak, kalkınma planlarımız hazırdır, bundan kimsenin şüpheniz olmasın. Çok fazla değil en fazla 5 içinde ülkemizi tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke haline getireceğiz. Sanayiye, iş adamlarına ve üreticiye yüzlerini güldürecek destekler vereceğiz. Bunları yapabilmemiz için acilen erken seçim şart diyoruz.

"Adaletin, liyakatin, üretimin esas aldığı güçlü bir programla geliyoruz"

Başta ekonomik çöküş, ardından hukukun ortadan kaldırılması, siyasi menfaatler uğruna toplumun kutuplaştırılması ve ayrıştırılması, terör konusunda başıbozukluk ve akıl dışı politikalar izlenilmesi Türkiye’de genel olumsuzlukları daha da vahim bir yola getirmiştir. Bu sebepten dolayı, iktidar ülkenin geleceğini değil, kendi geleceğini kurtarma peşindedir. Buradan çıkışın tek yolu, erken seçimdir. Türkiye bir an evvel erken seçime gitmelidir. Biz bu seçime evelallah hazırız. Milli Yol Partisi, köhne bir iktidarla, vizyonunu bırakmış bir muhalefetle sıkışmış olan Türkiye’nin önüne yeni bir yol, yeni bir vizyon açacaktır. Adaletin, liyakatin, üretimin esas aldığı güçlü bir programla geliyoruz. Ülkücüleri, milliyetçileri, vatanseverleri, milletine hizmet etmek isteyenleri birleştirerek bizi 9-10 parçaya bölmek isteyen siyasetin kirli çarkını kırıp el ele tutuşarak geliyoruz. Vatan için fedakarlık gerektiğinde gözünü kırpmadan ölümüne hizmete koşan ülkücülerin iktidar olma zamanı gelmedi mi? Biz bununla birlikte başaracağız, başaracağız, başaracağız."