Son zeytinlikleri kamulaştırılan Dikmeceli vatandaş: "Kepçeler girdiğinde vedalaştım, onlar sadece bir ağaç değil ailemizin bir ferdi"

Haber: Burcu Özkaya GÜNAYDIN
(HATAY) - Hatay'ın Antakya ilçesi Dikmece mahallesinde TOKİ için birçok zeytin ağacı resmi kamulaştırma kararı olmadan kepçelerle söküldü. Babasının son kalan zeytinliği de kamulaştırılan Dikmeceli Meryem Kutlu, "Madem deprem konutları yapmak için el konuldu neden tapudan düşürülmüyor. Adımızdan düşürsünler. Biz bunu da istemiyoruz ama usulüne göre yapılsın. Mülkleri adımızdan düşürmeden binalara başlayacaklar, zeytinliklerimize kıyacak, doğayı mahvedecekler ve hakkımız olan parayı da bize ödemeyecekler" dedi.
Antakya ilçesine bağlı Dikmece Mahallesi’nde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yeni etap deprem konutu için çok sayıda zeytin ağacı kesildi. Bu bölgede yaşayan insanların en büyük geçim kaynağı olma niteliğinde olan zeytin ağaçlarının konut için kesilmesine karşı bölge halkının tepkisi devam ediyor. Ailesinin son zeytinliği kamulaştırılan Meryem Kutlu, ANKA Haber Ajansı'na süreci aktardı. İki haftadır sürekli tarlalarda nöbette olduklarını; babası, halaları, amcalarıyla ortak malları olan zeytinliklere tebligat gelmeden, haber verilmeden kepçelerin girerek, ağaçların söküldüğünü belirtti.
"Son kalan zeytinliğimiz, tek geçim kaynağımız"
Şirket sahibinin valilikten aldığı bir kağıdı göstererek, "Valinin izni var, el konuldu buraya" dediğini aktaran Kutlu, şunları söyledi:
"Burası bizim hala tapulu arazimiz. Buranın tapusu hala bizdeyken nasıl olup da gelip yüz yıllık ağaçlarımızı söküyorlar. Bir süredir çalışmalar durmuştu. Çok sayıda bina yapıldı. Bir süre bu çalışmalar durdu ama birdenbire yeniden zeytinliklere girdiler. Burası benim ve kardeşlerimin son kalan zeytinliği. Biz buradan geçiniyoruz, buradan zeytinyağımızı çıkarıyoruz ve hala burası kendi adımıza. Biz bir anlam veremiyoruz, sorguluyoruz neden bu kadar bina yapılmışken burada yapılacak binalara ihtiyaç var mı bizim Gördüğümüz kadarıyla yok."
"Zeytinliklerimize kıyacaklar, hakkımız olanı da ödemeyecekler"
Deprem konutu yapmak için resmi bir kamulaştırma yapılarak, mülklerin bedelinin sahiplerin ödenmesi gerekiyor. Meryem Kutlu, gönüllerinin kamulaştırmadan yana olmadığını; zeytinliklerinin, doğanın korunmasını öncelikli istekleri olduğunu vurgulayarak, "Buraya madem deprem konutları yapmak için el konuldu neden tapudan düşürülmüyor? Adımızdan düşürsünler. Biz bunu da istemiyoruz ama usulüne göre yapılsın. Mülkleri adımızdan düşürmeden binalara başlayacaklar. Zeytinliklerimize kıyacak, doğayı mahvedecekler ve hakkımız olan parayı da bize ödemeyecekler" şeklinde konuştu.
"Bugün evlerimize gelecekler mi endişesindeyiz"
6 Şubat depremlerinde sarsılan Dikmeceliler, depremden kısa bir süre sonra kendilerini kamulaştırmalara karşı mücadelenin içinde buldu. Uzun zamandır rahat bir uyku uyuyamadığını, rüyalarında sürekli tarlalarda olduğunu vurgulayan Meryem Kutlu, Dikmecelilerin bir süredir içinde bulunduğu durumu şu sözlerle aktardı:
"Ben uzun zamandır rahat uyku uyuyamıyorum geceleri belki bir iki saat uykuyla uyanıyorum çünkü gözlerim daldığında rüyalarımda tarlalardayım zeytinleri çıkarıyorlar, ben kurtarmaya çalışıyorum. Psikolojimiz alt üst oldu. Bütün Dikmeceler ve Antakyalılar her gün bugün evlerimize gelecekler mi, evimizin yeri bugün kamulaştırılacak mı endişesi içinde. Suriye'de yaşanan Alevi katliamı ayrı bir korku yaşatıyor bize. Orada Alevileri katlediyorlar, burada bizim toprağımızı elimizden alıyorlar. Bizi mülksüzleştirdiler, şu anda bir sürü insan mülksüzleşti nereye kadar gidecek bizim hepimiz endişe içindeyiz."
"Kepçeler geldiğinde ağaçlarımla vedalaştım"
Eskiden komşularıyla toplandıklarını, doğaya çıkarak yürüyüş yaptıklarını anlatan Kutlu, "Şu anda toplandığımızda çocuklarımız dahil herkesin gündemi acele kamulaştırma. Kimse rahat değil korkuyoruz ama korktuğumuz kadar da dirençliyiz burayı korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ben burada doğdum buradaki tüm ağaçları tek tek tanırım. Aileden biri gibidir ağaçlar. Hatta geçen gün kepçeler girdiğinde vedalaştım, onlar sadece bir ağaç değil ailemizin bir ferdi. Umarım bu hatadan Bu gasptan bir an önce vazgeçerler. Bu kadar doğa katliamı yeter" diye konuştu.
Dikmece’de ne oldu?
6 Şubat depremlerinden sonra büyük yıkıma uğrayan şehirlerden olan Hatay'da, 23 Şubat 2023 tarihli "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin ardından Antakya ilçesinde sınır ve koordinatları belirlenen 307 hektarlık bölge "riskli alan" ilân edildi. Kararnamenin ardından Dikmece Mahallesi’nde, TOKİ’nin Dikmece halkının geçim kaynağı olan zeytinlik tarlalarına konut dikebilmesi için Hatay Valiliği "Geçici el koyma" kararı aldı. O süreçten beri Dikmecelilerin direnişi sürüyor.