TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen iki uluslararası anlaşma kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen iki uluslararası anlaşma kabul edildi

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Türkmen-Türk Genel Eğitim Okuluna İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanması ve Türkiye ile Azerbaycan Arasında Doğal Gaz Alanına İlişkin İş Birliği kapsamındaki iki uluslararası anlaşma kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Ortak Türkmen-Türk Genel Eğitim Okuluna İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Doğal Gaz Alanına İlişkin İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi oy çokluğuyla kabul edildi.

"Anayasa'yı çiğneyenlere yeni anayasa yaptırmamaya davet ediyorum"

Uluslararası anlaşmalara ilişkin söz alar Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Anayasa değişikliği ve siyasi etik tartışmalarına ilişkin şunları söyledi:

“15 Temmuz darbe teşebbüsünün mevcut iktidar tarafından Allah'ın bir lütfu olarak değerlendirilmesinin ardından 2017 yılında halkoyuna sunularak kabul edilen bir Anayasa değişikliğiyle yeni bir döneme geçildi. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi ama adım adım dozajı arttırılarak millete dayatılan hâliyle tek adam ve tek parti sisteminden başka bir şey değildir. Yedi yıldır maruz bırakıldığı bu cenderenin içinde beka mücadelesi veren bir milletin yani Türk milletinin varlık ve istiklal mücadelesi verdiği bir karabasanı yaşıyoruz. Güya bu yeni dönemde yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı daha da güçlendirilecek, ekonomik büyüme ivme kazanacaktı; kuvvetler ayrılığının daha sağlıklı uygulanması sağlanacaktı. Yasamanın en önemli denetim mekanizmalarından olan gensoru ve sözlü soru önergeleriyle bütçe yapma yetkisi elinden alınmış olsa da siyasi parti gruplarının araştırma ve genel görüşme önergeleri dikkate alınacak, milletvekillerinin kurum ve bakanlara soracağı yazılı sorular, Anayasa’nın 98'inci maddesi gereğince on beş gün içinde, makul ve ikna edici bir şekilde cevaplandırılacaktı.

Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle parlamenter sistem ortadan kaldırılmış; yasama, yürütme ve yargıdan oluşan devletin sacayağı konumundaki erkler isim olarak yürürlükte kalsa ve anayasal kurumlar olarak zikredilse de esasen defakto olarak yani fiilî olarak her biri yürütmenin güdümünde faaliyet gösteren bir şekle büründürülmüştür. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte prangalarından kurtulacağı söylenen büyük Türkiye hayalinin ete kemiğe büründürüleceği mekân olan TBMM'ye noter muamelesi yaparak, demokrasiyi işlevsiz hâle getirerek, kendi milletvekillerinden birer kurşun asker olması istenerek ve de muhalefeti bir figüran gibi kullanmayı amaçlayarak söz konusu hayalin gerçekleşeceğini düşünmenin bizatihi kendisi hayaldir. TBMM'de iktidar partisi ve destekçilerinin kendileri tarafından huzura getirilen her kanun teklifine ve önergeye noter gibi 'Evet' derken, muhalefet milletvekillerinin kanun tekliflerine, siyasi partilerin grup önerilerine ise otomatiğe bağlanmış gibi 'Hayır' demeleri her yönüyle sorunlu olmakla beraber, siyasi gerekçeleri yanında psikolojik ve sosyolojik olarak da irdelenmesi, araştırılması gereken bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.

Anayasa tartışmaları, içeriği belli olmayan terörsüz Türkiye açıklamaları ve Abdullah Öcalan hakkında dile getirilen taleplerin esasen ülke sorunlarının üstünü kapatmak ve gündemi değiştirmekten başka bir amacının olmadığı ortadadır. Anayasa'yı değiştirmek istiyorsunuz değil mi? Onunla ilgili milletvekili transferleri yapıyorlar, onunla ilgili bazılarına havuç, bazılarına sopa gösteriyorlar. Bu Anayasa'da Anayasa'ya uymamanın cezası müebbet hapis. Anayasa'ya uymamanın cezası Anayasa Mahkemesi'nde bir gün görüşülecek olan bir husus, karma komisyonda, Mecliste bir gün görüşülecek husus. Sizlerin Bakanları mevcut Anayasa'ya uymuyor ki yeni anayasa değişikliğine uyacağınızın garantisi nedir, söyler misiniz bana. Size dünyanın en mükemmel anayasasını yapsak bir sabah kalkacaksınız 'Bu anayasayı beğenmiyoruz. Bir ferman yayınlayalım, Türkiye'yi böyle yönetelim' diyeceksiniz. Herkesi duyarlı olmaya ve mevcut Anayasa'yı çiğneyenlere yeni anayasa yaptırmamaya davet ediyorum."

"Türk devletleri arasında serbest ticaret bölgeleri oluşturularak ekonomik entegrasyon hızlandırılmalıdır"

İYİ Parti Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Metin Ergun da teklife ilişkin şunları söyledi:

"İYİ Parti olarak bu teklifi desteklediğimizin bilinmesini isterim. Dost ve kardeş ülke Türkmenistan'la olan ilişkilerimizi geliştirecek her türlü adımı desteklemek bizim için tarihî ve millî bir sorumluluktur çünkü bunun kardeşlik hukukunun bir gereği olduğuna inanıyoruz. Türkiye ve Türkmenistan arasında eğitim alanında da iş birliği artırılmalıdır, hâlihazırda mevcut ortak eğitim kurumlarına yenileri eklenmeli ve hatta ortak bir üniversite kurulması yönünde de adımlar atılmalıdır; bu adımlar, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlar.

Unutulmamalıdır ki Türkmenistan ve Türkistan'ın diğer bölgeleri biz Anadolu Türkleri için köklerimizin, kimliğimizin ve medeniyetimizin doğduğu yerlerdir. Türkistan ülkeleriyle paylaştığımız dil, din, gelenek, kültür ve tarih bizleri birbirimize bağlayan en güçlü unsurlardır. Kardeş ülke Türkmenistan ve Türkiye arasındaki bağlara baktığımızda sadece siyasi ve ekonomik ilişkilerin değil, aynı zamanda manevi bağlarımızın da son derece kuvvetli olduğunu görürüz. Mahtumkulu Firaki'nin şiirlerinden Yunus Emre'nin öğretilerine kadar uzanan bu manevi birliktelik halklarımızın birbirine duyduğu sevgiyi pekiştirmektedir, bizlere düşen görev bu kadim dostluğu daha somut adımlarla desteklemek ve geliştirmektir.

Türkiye ve Türk dünyası ülkeleri arasındaki ticaret hacmi hâlâ olması gereken seviyelerde değildir. Gümrük duvarlarının kaldırılması, ulaşım altyapısının geliştirilmesi ve ortak yatırım fonları oluşturulması gibi adımları hızlandırmamız gerekmektedir. Serbest ticaret anlaşmalarının eksikliği ve ulaşım altyapısındaki yetersizlikler entegrasyonu zorlaştırmaktadır. Türk devletleri arasında serbest ticaret bölgeleri oluşturularak ekonomik entegrasyon hızlandırılmalıdır. Bu sorunları aşmak için ortak bir irade, kararlılık ve ortak yatırım projeleri şarttır. Hazar geçişli orta koridorunun etkin kullanılması ticaretin hızlanmasını ve maliyetlerin düşmesini sağlayacaktır. Bu sebeple, bölge ülkeleri arasındaki tren yolları, kara yolları ve hava taşımacılığı konusunda ortak projelerin sayısı artırılmalıdır. Ayrıca, Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan gibi ülkeler doğal gaz ve petrol açısından büyük rezervlere sahiptirler. Türkiye'nin bu kaynaklara doğrudan erişiminin sağlanması durumunda enerji arz güvenliğimiz artacak ve ülkemizdeki enerji fiyatları istikrara kavuşacaktır."

"Bölgede enerji güvenliğinin sağlanmasında ülkemizin rolünü mutlak şekilde güçlendirecek bir önemi de haiz kritik bir anlaşma"

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de partisi adına söz alarak uluslararası anlaşmalara ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye ile Azerbaycan eşine rastlanmayacak nitelikte bir kardeşlik bağına sahiptir. İki ülke arasındaki bu güçlü kardeşlik ilişkisi Türkiye'de partilerüstü kabul gören konuların başında gelmektedir. Nitekim, bunun son örneğini Azerbaycan Parlamentosunun 106'ncı kuruluş yıl dönümü için yapılan davete Meclisimizden 60 kişilik büyük bir heyetin katılmış olması ortaya koymuştur. Sadece Bakü'yü değil, işgalden kurtarılan Şuşa'yı, Hocalı'yı da kapsayan bu anlamlı ziyarete Cumhuriyet Halk Partimizden de Grup Başkanvekilimiz Sayın Murat Emir Başkanlığında milletvekili heyetimiz katılmış ve milletvekillerimiz Azerbaycan halkının ülkemize, vekillerimize gösterdiği ilgi karşısında son derece duygusal, heyecan dolu izlenimleriyle geri dönmüştür.

Önümüzdeki anlaşma işte bu kardeşlik ve dostluk bağlarını daha da kuvvetlendirecek bir anlaşma. Azerbaycan'dan almakta olduğumuz doğal gazın süresinin 2030'a uzatılması, buna ilave Azeri doğal gaz tedarikinin sağlanması, Türkmenistan'dan alacağımız doğal gazın transit geçişinin sağlanması ve Nahçıvan'a Türkiye üzerinden gaz tedarik konularında iki ülke arasındaki iradeyi ortaya koyan bu çerçeve anlaşma sonrasında bir an önce uygulama anlaşmalarının da süratle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Anlaşmanın ülkemizin enerji arz güvenliğine yapacağı katkı önemlidir ama anlaşma, Türkiye'nin yanı sıra, Balkanlar ve Avrupa ülkelerinin enerji ihtiyacının güvenli biçimde karşılanmasında kaynak çeşitliliği sağlayarak özellikle Rusya'ya bağımlılığı azaltıcı etkileri dikkate alındığında bu bölgede enerji güvenliğinin sağlanmasında ülkemizin rolünü mutlak şekilde güçlendirecek bir önemi de haiz kritik bir anlaşmadır."