Abdullah Öcalan'ın çağrısı... Remzi Çayır: "Her şey Türk milletinin gözü önünde cereyan etmelidir. Silahla müzakere olmaz, silahla konuşulmaz"

Abdullah Öcalan'ın çağrısı... Remzi Çayır:  "Her şey Türk milletinin gözü önünde cereyan etmelidir. Silahla müzakere olmaz, silahla konuşulmaz"

Haber: Batuhan DÜKEL - Kamera: Berkin GÜLSOY

(ANKARA)- Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, terör örgütü PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın ''örgüte silah bırakma ve kendini feshetme'' çağrısına ilişkin "Her şey Türk milletinin gözü önünde cereyan etmelidir. Son sözümüz şu, silahla müzakere olmaz, silahla konuşulmaz" ifadelerini kullandı.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ı, ''örgüte silah bırakma ve kendini feshetme'' çağrısını ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Çayır, şunları söyledi:

"Daha önce çözüm süreci adı altında bir süreç yürütüldü. Mevcut hükümet topluma yalan, yanlış bilgiler verdi. Sonucunda 700 şehit verdik ve birkaç şehir yerle bir oldu. Bazı illerin merkezine girilmeyecek bir ortama evrildi. Bu sürecin çok açık, şeffaf yürütülmesi lazım. Bir tarafta terörist başı silahları bırakın derken öbür tarafta şehitleri kimse incitemez. Bu şehitlerin annelerini, babalarını hiçbir açıklama mutlu edemez. Şu anda yürütülen bu karmaşık ve dışardan mahreçli bu sürecin toplum tarafından bilinmesi lazım. Toplum şu anda olup biteni bilmiyor, müzakere yürütülüyor. Açık aleni bir şekilde terörist başı döndü kendi taraflarına dedi ki ‘silahı bırakın’. Öcalan, ‘silah sizde şu an’ diyor. Kime diyor? Hükümete diyor. Kime diyor? Bu işin muhataplarına diyor.

"Süreci yürütenler ayrımcılığa yol açıyorlar"

Yapılacak olan müzakerenin muhtevası nedir? Genel bir af ilan edilecek, güya. Teröristler affedilecek, terörist başı affedilecek ve Bahçeli'nin ifadesiyle Meclis'e gelmesi söz konusu. Dahası iki bayraktan ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden bahsediliyor. Anayasa'nın ilk üç maddesi tartışılamaz, vatan tartışılamaz, bayrak tartışılamaz. Kimse Kürt ve Türk'ün arasına girmemelidir. Bu tür alttan yürütülen ve midemizi bulandıran müzakereler Türk'ü, Kürt'ü zedeliyor ve onların vicdanlarını karartıyor. Bu süreci yürütenler aslında ayrımcılığa yol açıyorlar.

Kürt'ün, Türk ile bir problemi yok ki. 40-50 yıl önce terör örgütü ortaya çıkmış, 'birilerine zulüm edildi. Bu zulmü ortadan kaldırmak için elime silah alıp mücadele başlatıyorum' demiş. Silahlı mücadele başlatıyorum diyenlerin arkasında aslında Amerika, Rusya ve emperyal güçler var. Hal böyle iken Türk'ün, Kürt'ten ayrılması; Kürt'ün, Türk'ten ayrılması diye bir şey söz konusu değil. Mevzu terördür, terörizmdir. Çocukları öldürülen aileler var. Eşi yanında katledilen öğretmenler var. Herhangi bir yere götürülüp işkence edilen çocuklarımız var. Bunları yok sayan anlayışı reddediyorum. Bu anlayış ile kapalı kapılar ardından hiçbir görüşme yürütülemez. Eğer umut hakkı varsa şehidin hakkını kim nasıl izah edecek? Bu kafayla devam ederseniz insanların kafasında soru işareti doğar. Her şeyi açık yürütün. Teröristler ile neleri müzakere ettiğinizi, sizden bunlar ne bekliyor? Bunları herkes bilsin. Biz biliyoruz, millete bunu açıklıyoruz.

Yarın Türkiye'nin ve bu coğrafyanın zarar görmemesi için elimizden geleni yapacağız. Birileri yol açsa da birileri BOP Eşbaşkanı sıfatı ile birileriyle anlaşmış olsa da Türk milletinin, Kürt ile problemi olmadığı için dün yaşadı, bugün yaşadı, yarın da yaşar. Mesele terör meselesidir. Mesele Kürt-Türk meselesi değildir. Batı'da da açlık var, Doğu'da da açlık var, Kürt'te aç, Türk'de aç. Biz bununla birlikte mücadele edebiliriz. Hukukun üstünlüğü adına beraber mücadele edebiliriz. Burada bir ayrım yok. Türk memur oldu da Kürt memur olamadı mı? Burada bir sınıf mücadelesi varsa bunun en büyük mücadelesini ben veririm, Milli Yol verir. Buradan hükümete sesleniyorum, lütfen karanlıkta göz kırpma. Milleti uyutmaya çalışmayın. Her şeyi açık aleni bir biçimde millete anlatın."

''Şehitlerimizin vicdanlarını incitmiştir"

DEM Parti'nin İmralı Heyetine de tepki gösteren Çayır, ''açıklamanın bir zafer edasıyla yapılmasının şehit yakınlarının vicdanlarını incittiğini'' savundu. Remzi Çayır, sözlerini şöyle tamamladı:

''Bunların meydanlarda zafer eşliğinde açıklama yapmaları şehitlerimizin vicdanlarını, anne ve babalarını incitmiştir. Bundan sonra buna kimse yeltenmemelidir. Artık yeter, süreci adam gibi yürütün. Hepimiz istiyoruz barışı. Hepimiz istiyoruz bu ülkede insanca yaşamayı. Ama bunları birilerinin emriyle yapmaya gerek yok. Her şey Türk milletinin gözü önünde cereyan etmelidir. Son sözümüz şu: Silahla müzakere olmaz, silahla konuşulmaz."