CHP Genel Başkan Yardımcısı Karabat: "Erken seçim, CHP’nin değil, artık toplumun geniş kesimlerinin talebidir"

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye'nin artık yönetilemez hale geldiğini belirterek, "Erken seçim talebini kamuoyunun güçlü talebi haline getirdiğimizde, AKP’nin kaçamaz bir noktaya düşeceğini düşünüyoruz. O yüzden de bu talebi kuvvetli bir şekilde dillendireceğiz. Erken seçim CHP’nin değil, bugün itibarıyla yapılan bütün kamuoyu araştırmalarında artık toplumun geniş kesimlerinin talebidir" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Karabat, katıldığı bir YouTube kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Karabat, CHP'nin erken seçim istediğini, Türkiye'nin artık yönetilemez hale geldiğini belirterek, "Erken seçim talebini kamuoyunun güçlü talebi haline getirdiğimizde, AKP’nin kaçamaz bir noktaya düşeceğini düşünüyoruz. O yüzden de bu talebi kuvvetli bir şekilde dillendireceğiz. Erken seçim CHP’nin değil, bugün itibarıyla yapılan bütün kamuoyu araştırmalarında artık toplumun geniş kesimlerinin talebidir" diye konuştu.
Özgür Karabat, CHP'nin bir sonraki seçimdeki cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için partide 23 Mart'ta yapılacak ön seçim sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylığının kesinleşmesi halinde, İmamoğlu'nun gittiği her yerde büyük mitingler olacağına inandığını dile getirdi.
"İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi durumunda aday olamaması ihtimali"ne ilişkin bir soru üzerine Karabat, şunları söyledi:
"Ekrem İmamoğlu ÖSYM’ye girmiş. Dolayısıyla YÖK’ün de tanıdığı ÖSYM’nin sınavına girmiş ve aynı ÖSYM Girne Üniversitesi’nde kendi yerleştirme kılavuzunda olduğu için Sayın Ekrem İmamoğlu’nu o üniversiteye yerleştirmiş. Şimdi bundan itibaren bir denklik tartışması yapmanın zaten doğru olmadığı çok açık. ÖSYM kabul ediyor, çünkü o üniversitenin akreditasyonu var. Yani bugünkü denklik anlamına gelen akreditasyonu var ve oradan ÖSYM İmamoğlu’nu göndermiş. Ve aynı Ekrem İmamoğlu yine o ilanlardan yola çıkarak -o üniversiteler ilan ediyor- İstanbul Üniversitesi ilanına ve Kıbrıs’ta tanıdığı kontenjana binaen gitmiş oraya başvurmuş. Bu işlemlerin tamamı aleni yapılmış ve Ekrem İmamoğlu gibi başka kişiler o yıl kayıt yaptırdığı gibi ondan önce ve ondan sonra da binlerce kişi bu yatay geçiş hakkından usulüne uygun olarak faydalanmışlar. Dolayısıyla bunun tartışmaya götürülür bir hali yok. Bunu tartışanlar, Türkiye’deki akademik sitemin üzerine ne yazık ki gölge düşürmüşlerdir."
"Emekliye verdiğiniz her para bakkala gider, öğrencisine harçlık olur"
Emeklilerin beklediği zammı alabilmesi için CHP'nin ne yapacağının sorulmasına karşılık Karabat, "Emekliye kaynak dediğimizde ‘para yok’ diyorlar, oysa paranın olduğunu biliyoruz. Nereden, ne kadar, nereye aktarılacağını biliyoruz. Klasik örneklerin dışında yaptığımız bütçe cetveli çalışmalarımız hazır ve şunu biliyoruz ki emekliye ve dar gelirli kesimlere aktarılan kaynak aslında ekonomi için bir kayıp değildir, tam tersine doğal olarak tüketimi tetikleyen ve ekonomiyi büyüten bir şeydir. Emekliye verdiğiniz her para bakkala gider, öğrencisine harçlık olur, torununa harçlık olur. Dolayısıyla direkt olarak ekonomide likidasyonu artıran, geri dönüşümü, çarpan etkisi olan başka büyüme etkileri yaratan kaynaklardır" değerlendirmesini yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Karabat, iktidarın, "Emekliye, asgari ücretliye para verirsek enflasyon artar" dediğini belirterek, "Sorarlar adama, o zaman sen niye binlerce korumayı etrafında tutuyorsun, bu şatafat ne? Kendilerine gelince şatafat, lüks ama başkasına gelince böyle. Siz aynı zamanda uçak konvoylarıyla yurt dışı seyahatlerine gideceksiniz ama vatandaşın otobüse binecek parasını keseceksiniz. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Tam 13 uçakla konvoy oluşturuyorlar bu ülkede, bıraktım araç korumalarını, uçak konvoyları var" şeklinde konuştu.
"Bir milletvekilinin görev yaparken aynı zamanda emekli maaşı almasını doğru bulmuyorum"
Bir başka soru üzerine de Özgür Karabat, milletvekillerinin emekliliği konusunda değerlendirme yaparak, "Bu tartışmanın önemli bir boyutunu da toplumun geniş kesimleri yoksulluk yaşarken, milletvekillerinin emekli maaşının yüksek olması konusudur. Emekli maaşlarını biz hak ettiği noktaya getirirsek, bugün itibarıyla bu tartışma daha az yapılabilir. Bir milletvekilinin görev yaparken aynı zamanda emekli maaşı almasını doğru bulmuyorum" dedi.