CHP'li Genç’ten Bakan Uraloğlu’na dijital dolandırıcılık tepkisi: "Sayın Bakan, konuyu teknik detaylarla geçiştirmeyi tercih eden bir yaklaşımı yansıtmaktadır"

(ANKARA) - CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, dijital dolandırıcılık yöntemleriyle ilgili Meta üzerinden yayılan casus yazılım reklamlarına karşı hiçbir somut adım açıklanmadığını vurgulayarak, “Dijital mecralarda vatandaşlarımızın kişisel verileri açıkça hedef alınırken, sorumluluğu bulunan kamu kurumlarının bu tehdide karşı sessiz kalması artık kabul edilemez bir noktadadır. Bu tehdide karşı sorduğumuz sorulara Sayın Bakan’ın verdiği yanıt, ne yazık ki meseleyi ciddiye alan bir devlet aklını değil; konuyu teknik detaylarla geçiştirmeyi tercih eden bir yaklaşımı yansıtmaktadır” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç yaptığı yazılı açıklamada, sosyal medya platformları üzerinden yayılan casus yazılımlar ve dijital dolandırıcılık içeriklerine ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na verdiği yazılı soru önergesinin yanıtlandığını belirtti.
Aşkın Genç, açıklamasında şunları kaydetti:
“Dijital mecralarda vatandaşlarımızın kişisel verileri açıkça hedef alınırken, sorumluluğu bulunan kamu kurumlarının bu tehdide karşı sessiz kalması artık kabul edilemez bir noktadadır. Sosyal medya platformları üzerinden yayılan casus yazılımlar, dolandırıcılık amaçlı reklamlar ve kişisel verilerin sistematik şekilde istismar edilmesi, yalnızca bireysel güvenliği değil, kamusal düzeni tehdit eden çok boyutlu bir sorundur. Bu tehdide karşı sorduğumuz sorulara Sayın Bakan’ın verdiği yanıt, ne yazık ki meseleyi ciddiye alan bir devlet aklını değil; konuyu teknik detaylarla geçiştirmeyi tercih eden bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
“Bakanlık, vatandaşı doğrudan ilgilendiren hayati bir meselede tek bir somut cümle dahi kurmaktan özenle kaçınmıştır”
Bizim önergemiz, yalnızca bilgi almak için değil, kamu adına hesap sormak için verilmiştir. Ancak Sayın Bakan’ın yanıtı, dijital güvenliğin ‘kamu spotları’, ‘profil ayarları’ ve genel geçer BTK verileriyle yönetilebileceği varsayımı üzerine kuruludur. Oysa biz Meta gibi uluslararası şirketlerin Türkiye’de dolandırıcılara nasıl reklam alanı sağladığını, bu şirketlerle bakanlık arasında herhangi bir iletişim ya da sorumluluk mekanizması olup olmadığını sorduk. Reklam politikalarının denetimi konusunda ne gibi adımlar atıldığını, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin (USOM) teknik analizlerinin ötesine geçen bir siyasi iradenin var olup olmadığını sorguladık. Ancak yanıt, tüm bu soruların etrafından dolanmış, vatandaşı doğrudan ilgilendiren hayati bir meselede tek bir somut cümle dahi kurmaktan özenle kaçınmıştır.
“Bu yaklaşım, sadece milletin iradesine değil, anayasal denge-denetleme mekanizmasını da zayıflatmaktadır”
Bunun artık münferit bir durum olmadığını hepimiz biliyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte bakanlar, parlamentonun denetim işlevini etkisizleştiren bir tutumu alışkanlık hâline getirdi. Milletvekillerinin sorularına ya hiç cevap verilmiyor ya da verilen yanıtlar; soruyu geçiştiren, kamuoyunu bilgilendirmekten uzak, adeta otomatik yanıtlar hâlini almış durumda. Bu yaklaşım, sadece milletin iradesine değil, anayasal denge-denetleme mekanizmasını da zayıflatmaktadır.
“Çözüm, denetimdir; çözüm, caydırıcı ve bağlayıcı düzenlemelerdir”
Biz milletin vekiliyiz. Sorumluluğumuz, halkın verisini, mahremiyetini, anayasal haklarını korumaktır. Bu sorumluluk, günü kurtaran teknik açıklamalarla değil, uluslararası platformları sorumluluk almaya zorlayan kararlı bir kamu politikasıyla yerine getirilir. Eğer Meta üzerinden casus yazılım reklamları verilebiliyor ve bu reklamlar hâlâ vatandaşlarımızın telefonlarına ulaşabiliyorsa; burada ne filtreleme teknolojisi ne kamu spotları çözüm sunar. Çözüm, denetimdir; çözüm, caydırıcı ve bağlayıcı düzenlemelerdir; çözüm, siyasi iradedir.
Bakanlık bu iradeyi ortaya koymaktan ısrarla kaçınmakta, sorunu bireyin tercihine, yani ‘Güvenli İnternet Profili’ açıp açmamasına indirgemektedir. Oysa sorun yapısaldır ve ancak kurumsal kararlılıkla çözülebilir. Gerek sosyal medya şirketlerinin sorumluluğu gerekse dijital reklamcılığın denetlenmesi noktasında kamu adına sorduğumuz her sorunun peşindeyiz. Biz yurttaşın verisini, dijital güvenliğini ve anayasal haklarını her koşulda savunmaya devam edeceğiz.”